Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/5758 E. 2012/15924 K. 05.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5758
KARAR NO : 2012/15924
KARAR TARİHİ : 05.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı … şirketi arasında 28.12.2007 tarihinde satış miktarına bağlı süreli direkt satış noktası sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmenin tarafların karşılıklı mutabakatı ile 13.06.2008 tarihinde revize edilerek direkt satış noktası sözleşmesi değişiklikleri adını aldığını, diğer davalı …’in de müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilmiş sözleşmeye ek olarak akdedilen müşterek borçlu ve müteselsil kefalet sözleşmesini imzaladığını, müvekkili şirketin sözleşmenin tüm hükümlerine riayet ettiğini ve pazarlama faaliyetlerinde katkı payı olarak kararlaştırılan 20.000-TL’yi fatura karşılığında davalıya ödediğini, ancak davalı şirketin kendi üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalı şirketin sözleşmeye aykırı şekilde başka bir firmaya ait gazsız ürünlerin satışını yaptığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik pazarlama faaliyetlerine katkı payı olarak davalı tarafa fatura karşılığında ödenen 20.000-TL tutarındaki bedelin 5.000-TL’lik kısmının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, ayrıca davalıların sözleşmeyi ihlal etmesinden doğan 15.000-USD cezai şart alacağının 5.000-USD tutarındaki kısmının fiili ödeme günündeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek dövize uygulanan kanuni faiz ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 19.10.2012 tarihli dilekçesi ile, 5.000-TL’lik katkı payı alacağı taleplerinin ıslah edilerek 19.680, 67 TL’ye çıkartıldığını bildirmiştir.
Davalı …; davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen sonraki sözleşmede kefaletinin bulunmadığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca davacının iddialarını kanıtlayamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Gıda…Ltd. Şti.’ye duruşma gününü bildirir açıklamalı dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak davalı şirket kendisini duruşmalarda temsil ettirmediği gibi herhangi bir yanıt da vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davalı …’in, davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen önceki tarihli sözleşmeyi ortadan kaldıran 13/06/2008 tarihli sözleşmede kefalet taahhüdünün olmadığı, kefaletin fer’iliği ilkesi gereği 28/12/2007 tarihli sözleşmenin ortadan kalkması ile davalı kefil …’nun kefalet borcunun da sona erdiği, diğer davalı şirketin ise taraflar arasındaki sözleşme şartlarına riayet etmediği, davacı şirketin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle davalı kefil … yönünden davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı şirket yönünden davanın kabulü ile 5.000-USD cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren devlet bankalarının USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalı şirketten tahsiline, yargılama sırasında ıslah edilen pazarlama faaliyetine katkı payı alacağı bakımından 5.000-TL’si için dava tarihinden, ıslah edilen 14.680,67 TL için ıslah tarihi olan 19/10/2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı şirketin ihlal ettiği sözleşmenin feshi ile sözleşmede belirlenen cezai şart alacağı ile sözleşme gereği fatura karşılığı pazarlama faaliyetlerine katkı payı olarak davalıya verilen bedelin iadesine yöneliktir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı …’nun davada kendisini vekille temsil ettirmemesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, davacı şirketin delil tespiti dosyasında yaptığı giderler ile ihtarname gönderim masrafının hüküm altına alınmaması da isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.