Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/8433 E. 2010/6520 K. 27.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8433
KARAR NO : 2010/6520
KARAR TARİHİ : 27.05.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekili ile süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan aldığı yetki belgesi ile davalıdan satın aldığı sağlık ürünlerini sattığını, taraflar arasındaki ticari ilişkide davalının ürünlerin Uluslararası uygunluk lisanslarını içeren “Belge BE 04/61410 nolu” sertifikasını gönderdiğini, davacının bu sertifikaya dayalı olarak ticari işlemlerini yürüte geldiğini, davacının müşterilerinin sertifika aslını istemeleri üzerine bu kere davalının “Belge G 806/60410 nolu” sertifikayı gönderdiğini, yapılan incelemede ilk belgenin sahte olduğu kanaatine ulaşıldığı halde davalıdan bu konuda cevap alınamadığını ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalıya verdiği toplam 50.950.00.-YTL.tutarlı (4) adet çekle aleyhe icra takibine başladığını, oysa bu çeklerle ilgili borcu bulunmadığını zira davalının sahte yetki belgesi ile “CE” standartlarına uygun olmayan ürünleri davacıya verip, davacının da bunları dağıtmasına neden olduğunu, bu ürünlerle ilgili şikayetler gelip, ödenen ürün bedelinin iadesinin istendiğini belirterek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız icra takibi nedeniyle kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından sahteliği iddia edilen belgenin Türk Akreditasyon Kurumu’ndan onaylı olup, sahte olmadığını bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın davacıya satılan mala ilişkin olarak davalı yanca verilen BE 04/61410 numaralı sertifikanın sahte ve bu suretle malın hukuki ayıplı olduğundan mal karşılığı verilen çeklerden borçlu bulunulmadığının tespitine ilişkin olduğu, Türk Akreditasyon Kurumu’nun cevabi yazısından sahteliği iddia olunan bu belgenin sahte olmadığının anlaşıldığı gibi, bu belge hakkında özel sahtecilik isnadı ile ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacı vekili 17.4.2009 havale tarihli dilekçesi ile bu kere G 806/60410 nolu sertifikanın sahteliğinin Türkak cevabi yazısından anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesini istediği halde davalı vekili iddianın genişletilmesine muvafakat etmediğinden ve G 806/60410 nolu sertifikanın sahteliğine ilişkin menfi tespit davası açılmayıp, sahte olduğu ileri sürülen sertifikanın da sahte olmadığının anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekili, davacı vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde, hükme ilişkin temyiz itirazlarını da ileri sürmüş ise de, söz konusu dilekçesinin HUMK.nun 433. maddesinde öngörülen (10) günlük yasal süre içerisinde düzenlenmediği anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmektedir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davacıdan alınmasına, peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 27.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.