Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/19270 E. 2010/2155 K. 23.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19270
KARAR NO : 2010/2155
KARAR TARİHİ : 23.02.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Bakanlığı ve davalılar … ve arkadaşları vekili ve … ve S.S. … Yapı Evleri Kooparatif vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı … Bakanlığı, … Köyü 6832 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davalılar adlarına tapuda kayıtlı olduğunu, yörede 1995 yılında ilk kez yapılan ve 20.02.2002 – 20.08.2002 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında, öncesi orman olan taşınmazın kadastro komisyonu tarafından orman sayılmayarak orman alanı dışında bırakıldığını, işlemin iptali ile taşınmazın orman alanı içine alınmasını istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, … Köyü 6832 ada 4 (imar uygulaması sonucu 5, 6 ve 7) nolu parsellerin 19.02.2009 havale tarihli krokide 5-A=3320.85 m2, 6-A1=1524.22 m2, 6-A2=1157.555 m2, 6-A3=229.81 m2, 6-A5=207.52 m2, 6-A6=130.45 m2 ve 7-A=70.64 m2’lik kesinleşen orman tahdidi içine alınarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 5-B1, 5-B2 ve 6-B3 kısımlara yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Bakanlığı ve davalılar … ve arkadaşları vekili ve … ve S.S. … Yapı Evleri Kooparatif vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince altı aylık askı ilan süresi içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, kısmen orman sayılan, kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılarak ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, daha önceden tapuya tescil edilmiş bulunan taşınmaz hakkında tapu iptali ve tescil kararı verme yetkisi genel mahkemelere ait olup, kadastro mahkemesince orman olan bölümler hakkında sadece orman sınırı içine alınması kararı ile yetinilmeyip tescil kararı da verilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.Bu sebeple, hükmün birinci bendinin ikinci paragrafının sonunda yer alan “….orman tahdidi içine alınarak orman olarak hazine adına tapuya tesciline” kelimeleri kaldırılarak bunun yerine, “….orman tahdidi içine alınmasına” kelimelerinin yazılması suretiyle ve hükmün birinci bendinin üçüncü paragrafı olan “Müşterek krokide 5-B1 ile işaretli 762,52 m2, 5-B2 ile işaretli 196,62 m2, 6-B3 ile işaretli
2009/19270-2010/2155
6102,72 m2’lik kısımların önceden olduğu gibi kayıt malikleri üzerinde bırakılmasına” cümlesinin hükümden çıkartılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 23/02/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.