YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14705
KARAR NO : 2012/17929
KARAR TARİHİ : 28.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit – tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili; davadışı Lake Ltd. Şti’yle davalı banka arasında genel kredi sözleşmesinin akdedilmesi sırasında davadışı şirket yetkilileri … ve … yerine sahte imzalar atılmak suretiyle müvekkillerinin iradelerinin yanıltıldığını ve müvekkillerinin kefil olarak sözleşmeye katılımlarının sağlandığını 50.000 TL limit üzerinden sözleşme imzalandığı halde daha yüksek tutarda kredi kullandırıldığını, dava dışı şirket adına yetkili tamsilcisi tarafından sözleşme akdedilmediğinden müvekkillerinin de kefil olarak sorumlu tutulamayacaklarını belirterek kredi sözleşmesinden dolayı müvekkillerinin borçlu bulunmadıklarının tesbitiyle 1000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; yargılama yetkisinin Erzurum Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunduğunu bildirerek yetki itirazında bulunmuş ve davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece yetki itirazının kabulüyle verilen yetkisizlik kararının davacılar vekilince temyizi üzerine Dairemizin 27/11/2007 tarih 2007/10728 E. – 10639 K. sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuş, dosyadaki mevcut delil durumu gözetilerek benimsenen bilirkişi raporları doğrultusunda; her ne kadar sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladıkları görülen davadışı … ve … adına atılı bulunan imzaların bu kişilere ait olmadığı saptanmış ise de kredi sözleşmesinin davadışı şirketi tek başına temsile yetkili …tarafından imzalanmış olduğunun belirlendiği, şirketi temsil yetkisi bulunmayan … ve …’ın adına kefil sıfatıyla atılan imzaların bu kişilere ait olmamasının davacıların kefilliğini etkilemeyeceği ve manevi tazminat isteminin de koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.