YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7172
KARAR NO : 2011/11576
KARAR TARİHİ : 17.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki mera tahsis komisyon kararının iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1992 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, … köyü 101 ada 30 parsel sayılı 45732 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş olup aynı şekilde tapuda kayıtlıdır. Davacı … Yönetimi, taşınmazın kısmen kesinleşen orman tahdit sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğunu bildirerek, mera tahsis komisyon kararının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescili talebi ile dava açmıştır. Çekişmeli taşınmaz, Mera Tahsis komisyonunun 16.01.2009 tarih 395 sayılı kararı ile mera olarak tahsis edilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüyle 101 ada 30 parselin (B) ve (C) ile gösterilen kısımlarına ilişkin mera tahsis komisyon kararının ve tapu kaydının iptali ile (B) ile gösterilen 18343,67 m2 ve (C) ile gösterilen 2871,25 m2’lik kısımların orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (A) ile gösterilen 24517,08 m2’lik kısma yönelik davanın reddine, bu kısmın davalı köy tüzelkişiliğine ait mera niteliği ile özel sicile kaydına karar verilmiş; hüküm davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera tahsis komisyon kararının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 01.06.1971 tarihinde ilan edilerek 01.06.1972 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (B) ve (C) ile gösterilen kısımlarının orman tahdidi içinde, (A) ile gösterilen kısmının orman tahdidi dışında kaldığı anlaşıldığından, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası ile kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken; davalılar yasal hasım konumunda olduğundan aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmolunmasına yer olmadığına gerekçesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değilse de yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi yönünde kurulan hüküm sonuç olarak doğru olduğundan, usul ve yasaya uygun olan hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/son. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 17/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.