Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/2886 E. 2010/12327 K. 02.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2886
KARAR NO : 2010/12327
KARAR TARİHİ : 02.11.2010

Mahkemesi :Sulh HukukMahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, ticari mal satışından kaynaklanan faturalara dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, icra dairesinin yetkisine itiraz ettiklerini, mahkemenin de yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin müvekkilinin ikametgahının bulunduğu Ankara Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı yanın yetki itirazı yerinde görülmemiş, toplanan deliller davacı defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde usulüne uygun tutulan davacı defterlerinde alacağın talep gibi olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı borçlu vekili, icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde hem borca hem de icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş, açılan itirazın iptali davasında da süresinde mahkemenin yetkisine itirazda bulunmuştur. Bu durumda mahkemece İİK 50.maddesi hükmü de gözetilerek öncelikle icra dairesinin yetkisinin incelenmesi gerekir. Zira yetkili icra dairesinde ilamsız takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Her ne kadar 10.03.2009 tarihli celsede yetki itirazının reddine karar verilmiş ise de, bu kararın icra dairesinin yetkisini mi yoksa mahkemenin yetkisini mi kapsadığı açık olmamakla birlikte her iki yetki itirazını da kapsadığının kabulü ile bu yöndeki değerlendirmenin yerinde olup olmadığının tartışılması gerekmiştir.
Dava konusu alacak faturaya dayandırılmış, ancak davalı akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Akdi ilişki inkar edildiğinden somut olayda BK’nun 73/1.maddesi ve HUMK’nun 10.maddesinde öngörülen yetkiye dair hükümlerin uygulanması düşünülemez. Genel yetkili mahkeme HUMK’nun 9.maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesidir. Bu durumda mahkemece icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın belirtilen ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.