YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13937
KARAR NO : 2013/4448
KARAR TARİHİ : 12.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurumun aylığın iptaline ilişkin kararının iptaline, 2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, 3201 sayılı Yasa’ya göre yurtdışı hizmetlerini borçlandığını,01.11.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını,02.01.2007 tarihinde mirasçılık yoluyla şirket ortağı olduğunu, kuruma sosyal güvenlik destek primi ödediğini;ancak Kurumca vergi mükellefi olduğundan bahisle aylığının 01.03.2010 tarihinden itibaren durdurulduğunu beyanla Kurumun aylığın iptaline ilişkin kararının iptali ile 2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacıya 01.06.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 3201 sayılı Yasa kapsamında 8433günlük yurtdışı borçlanması yaptığı,askerlik dahil 1267 gün 506 sayılı yasaya tabi prim gün sayısının olduğu, 08.10.2008 tarihinde aylık tahsis talebinde bulunduğu ve 01.11.2008 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, ancak 02.01.2007 tarihinde vefat eden babasının da sahip olduğu şirkete miras yoluyla 15.06.2007tarihinde ortak olduğu anlaşıldığında davacının aylığının iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, yurtdışında geçen çalışmalarını borçlanan ve Türkiye’de sosyal güvenlik kurumlarına tabi olacak şekilde çalışması devam eden davacıya 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesi de dikkate alındığında yaşlılık aylığı bağlanıp bağlanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan ve uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Yasa’nın 5754 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile değişik 6/B maddesine göre; ”bu Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye’de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir.”
5997 sayılı Yasanın 15. maddesi ile 3201 sayılı Yasanın 6/B maddesi değiştirilerek “ Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü getirilmiş, madde hükmü 19.06.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Somut olayda, 5997 sayılı Yasa’nın 15.maddesi ile 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 19.06.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlaması gerektiği ortadadır.Mahkemece, gerekçeli kararın açıklama kısmında 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesinde yapılan değişikliğin, yürürlüğe girdiği 19.6.2010 tarihinden önceki uyuşmazlıklara uygulanmasının mümkün olmadığından bahsedilmesine rağmen 01.06.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Sayılı H.M.K’nun 370/2 maddesi hükmü uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 1.paragrafındaki “01.06.2010” rakamlarının silinerek yerine; ‘19.06.2010″ rakamlarının yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 12/03/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.