Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/2834 E. 2006/6203 K. 20.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2834
KARAR NO : 2006/6203
KARAR TARİHİ : 20.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, benzin istasyonu işlettiğini, 9.175.720.000 Tl. elektrik bedeli tahakkuk ettirildiğini, bu kadar tüketimin mümkün olmadığını öne sürerek, bu miktar borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının davalıya 470.400.000 Tl. ana para borcu ve 15.12.2004 tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiz tutarında borcunun bulunduğu, bu miktarı aşan borcu bulunmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Dava harcı alınması suretiyle dava asliye Hukuk Mahkemesine açılmış 23.12.2004 tarihli ara kararı ile tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak bitirilmiştir. Oysa davalı … şirket, davacı da benzin istasyonu işleticisi olup tüketici sıfatı yoktur. Taraflar tacir olup, davacının yasada tanımlanan şekilde tüketici olmadığı ve uyuşmazlığın tacirler arasındaki elektrik satışından kaynaklandığı anlaşılmaktadır) Hal böyle olunca davaya bakmaya tüketici Mahkemesi değil, Genel Mahkemeler görevlidir. Davaya genel mahkeme sıfatı ile bakılıp incelenmesi gerekirken, Tüketici Mahkemesi sıfatı ile bakılıp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ :Birinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 20.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.