Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/4493 E. 2009/5738 K. 07.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4493
KARAR NO : 2009/5738
KARAR TARİHİ : 07.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.08.2007 gününde verilen dilekçe ile menkul iadesi, kadameli olarak tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, hasılat kira ilişkisinden kaynaklanan aynen iade, ikinci kademedeki istek ise eşya bedellerinin tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı vekili 06.11.2007 tarihli cevap dilekçesinde, mecurdaki davacıya ait eşyaların kiralanandan alınmadığını, bu durumun kendilerinin de zararına neden olduğunu, tespit raporu tebliğ edildiğinde de gerekli yanıtı vereceklerini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kanıtlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 01.09.2003 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesinde, kiralananın hali hazır durumu “betonarme bina” olarak nitelendirilmiş, kafeterya işletmesi için kiralandığı sözleşmeye yazılmıştır. Yargılama aşamasında dinlenen tanıklar da davacının kiralananı kafeterya olarak çalıştırdığını ifade etmiştir. Sözleşmeye bakılırsa, kiralanan davacıya boş olarak teslim edilmiştir. Davacının, kira süresi içerisinde bu yeri kafeterya olarak işlettiği de sabittir. Böyle bir yerde işletmenin mahiyetine uygun eşya kullanmadan sürdürülmesi olanaksızdır. Hayatın olağan akışı bu kabul şeklini gerektirir. Kaldı ki, davalı vekili yukarıda sözü edilen 06.11.2007 tarihli dilekçesinde mecurda davacıya ait eşyaların bulunduğunu kabul etmiştir.
Davacı, kiralanan işletmede bulunduğunu iddia ettiği eşyaların varlığını nev-i olarak kanıtlayamamış ise de davalının da kabulünde olduğu üzere kiralananda bir kısım eşyaları bulunmaktadır. Davada ikinci kademede eşyaların aynen iadesi mümkün olmazsa tazminat da istendiğinden, davacının bu isteminin Borçlar Kanununun 42 ve 43.maddelerine göre karşılanması gerekir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken …, zararını … etmesi gereken davacının zararın gerçek miktarını … edemediği gözetilerek ve ancak zararının varlığı da bir gerçek olduğundan, davacı zararını halin mutat cereyanına ve davacı tarafın yaptığı tedbirlere göre mahkemece Türk Medeni Kanununun 4.maddesinin tanıdığı takdir yetkisine uygun takdir etmek, gerekirse bu konuda bilirkişi görüşünden de yararlanarak adalete uygun bir miktara hükmetmek olmalıdır.
Mahkemece, değinilen bu yön bir yana bırakılarak davanın yazılı olduğu şeklide reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 07.05.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.