Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/14627 E. 2006/16424 K. 18.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14627
KARAR NO : 2006/16424
KARAR TARİHİ : 18.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R

Davacı, davalıdan beş adet fatura gereğince toplam 5.402.061.750 TL alacaklı olduğunu, alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, itirazın iptaline, inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki sözleşmenin “(III) Ödeme Şartları ve Zamanı” başlıklı bölümünün 2. maddesinde “Kurum gerekli incelemeleri, fatura ve reçetelerin tesliminden itibaren en geç 60 … içinde yaparak fatura bedelini ödeyecektir.” hükmü bulunmaktadır. Sözleşmenin bu hükmü ile davacı alacağının ne zaman muaccel hale geleceği kararlaştırılmıştır. Alacağın muaccel hale gelmesi borçluyu temerrüde düşürmeye yeterli değildir. BK 101/1 maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur. Daha önce davacı tarafından davalıya gönderilen bir ihtar mevcut olmadığından davacı, takip tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispat edememiştir. Bu durumda işlemiş faize ilişkin itirazın iptali talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece “…itirazın iptali ile takibin 2006/14627-16424devamına” denilmek suretiyle işlemiş faiz yönünden de itirazın iptaline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davacı, icra takibinde 5.402.061.750 TL asıl alacak, 3.762.061.750 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.164.000.000 TL üzerinden, toplam alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte takip başlatmış olup, mahkemece “itirazın iptaline, takibin devamına” denilmek suretiyle işlemiş faiziyle birlikte toplam alacak üzerinden faize faiz yürütülmüş olmaktadır ki bu durum Borçlar Kanununun 104/son maddesinde düzenlenen “faize faiz yürütülemez” hükmüne aykırı olup, kabul şekli bakımından ayrıca bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Birinci bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümünün 1. pragrafında bulunan ( …itirazın iptali ile takibin devamına) sözlerinin karardan çıkartılarak yerine (…asıl alacak üzerinden takibe itirazın iptaline, işlemiş faize ilişkin talebin reddine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 18.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.