YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4032
KARAR NO : 2022/7627
KARAR TARİHİ : 01.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.11.2020 tarih ve 2019/285 E. – 2020/599 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi’nce verilen 01.04.2021 tarih ve 2021/285 E. – 2021/365 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından davacıya İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü’nün 2019/28520 Esas sayılı dosyasından borçlu olunduğuna dair ödeme emri gönderildiğini, davacının davalıyı tanımadığını, davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı ile aralarında ticari bir ilişkinin bulunmadığını, senet verilmesinin söz konusu olmadığını, dayanak yapılan 270.000,00 TL bedelli bono incelendiğinde imzanın kendisine ait olmadığının anlaşıldığını, söz konusu senedin davacının bilgisi dışında düzenlendiğini, davacı tarafından davalı hakkında İstanbul Anadolu C. Başsavcılığına 30.09.2019 tarihinde şikayette bulunduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu senedin davacı … tarafından tanzim edildiğini, … ve … tarafından davalıya satış sözleşmesi ile 430.000,00 TL karşılığı taşınmaz satışı yapıldığını, sözleşme gereği 270.000,00 TL’nin peşinat ödemesi olarak satış için yetkilendirilen … tarafından peşinat bedeli olarak tahsil edildiğini, … ve … tarafından sözleşmeye konu bağımsız bölüm inşa edilerek teslim edilmediği gibi daha sonra yapılan araştırmalarda … ve …’nun şikayete konu gayrimenkulün arsa sahipleri ile herhangi bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmadıklarını öğrendiklerini, sözleşmeye konu 9 numaralı dairenin teslim edilmemesi üzerine … tarafından davalıya 06.12.2017 tanzim tarihli, 270.000,00 TL bedelli … ve … imzalı senedin verildiğini ve senedin vadesinde ödenmemesi üzerine icra takibine konu edildiğini, İstanbul C. Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada …’ nun ifadesi ile senedin … tarafından düzenlenerek imzalandığı ve imzaların …’ye ait olmadığının öğrenildiğini, davalının davanın açılmasına kendi hal ve davranışı ile sebebiyet vermediğini, bu nedenle davacının imza inkarına dayalı borçlu olmadıklarının tespitine ilişkin taleplerini kabul ettiklerini beyanla, davanın kendi hal ve davranışları ile sebebiyet verilmediğinden davalı adına yargılama giderlerine ödemeye mahkum edilmemesine, %20 kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davaya konu senedin incelenmesinde davacının senette keşideci, davalının ise lehtar olarak görünüp arada ciranta bulunmadığı, davalının bonolardaki imzaların davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu, davalının imzaların davacıya ait olmadığını bilerek davacı hakkında icra takibine geçmiş olması nedeniyle icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu, davalı vekilinin kabul beyanının yasal koşulları taşıdığı ve dosya içinde bulunan vekaletnamede davayı kabule yetkisinin bulunduğu, dosyada mevcut 26/08/2019 tarihli arabuluculuk tutanağına göre tarafların sulh olamaması nedeniyle davanın açıldığı, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alındığında harç ve vekalet giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle davalının kabul beyanı nedeni ile davanın kabulü ile davacının 06/12/2017 tanzim tarihli, 270.000,00 TL bedelli bono sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminat talebinin kabulü ile 270.000,00 TL’nin %20’si oranında kötüniyet tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; somut olayda davanın açılmasına davalı neden olmadığından yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığı, davalının kötüniyetli olmadığından kötüniyet tazminat talebinin reddi gerektiği, istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olduğu, ancak bu hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 24/11/2020 tarih, 2019/285 esas, 2020/599 karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’ nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davalının kabul beyanı sebebiyle davanın kabulü ile, davacının, dava konusu 06/12/2017 tanzim tarihli, 270.000,00 TL bedelli bono sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.