YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10449
KARAR NO : 2006/15031
KARAR TARİHİ : 16.11.2006
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı banka, davalılardan …’ın kullandığı tüketici kredisine diğer davalıların müşterek ve müteselsil kefil olduklarını, ödeme planına göre taksitleri ödemeyerek temerrüde düştüklerini, başlatılan icra takibinde asıl alacağı kabul etmekle beraber işlemiş ve işleyecek faiz oranına ve miktarına itiraz ettiklerini, oysa sözleşmede %375 temerrüt faizi uygulanacağının kararlaştırıldığını ileri sürerek icra takibine yöneltilen itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 1.616.70 YTL işlemiş faiz ve 80.83 YTL bsmv üzerinden ve asıl alacağa %375 oranında temerrüt faizi ve %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı banka, kullandığı tüketici kredisi borcunu ödemeyen davalı borçlu ile kefiller aleyhinde, alacağın tahsili için icra takibinde bulunmuş, davalılar asıl alacak miktarını kabul etmekle birlikte işlemiş faiz oran ve miktarına ve işleyecek faiz oranına itiraz etmişler, davacı ise itirazın iptalini istemiştir. Davalılar icra takibine itirazlarında ve davaya cevaplarında, icra takibinde istenilen %375 faiz oranının fahiş ve 4077 sayılı kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Mahkemece davalıların bu iddiası hakkında hiçbir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. 6.3.2003 tarihinde kabul edilen ve 6.6.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 10/f maddesi gereğince, kredi borçlarında gecikme faizi, akdi faiz oranının %30 fazlasını geçemez. Bu nedenle mahkemece, anılan kanunun yürürlük tarihinden itibaren kredi borcuna en fazla akdi faizin %30 fazlası üzerinden gecikme faizi uygulanabileceğinin gözetilerek, davalıların sorumlu olduğu faiz miktarı hesaplanırken faiz oranı konusunda yasa maddeleri gözetilecek şekilde, açıklamalı, gerekçeli, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli ek bilirkişi raporu istenmeli, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
4077 sayılı yasadaki faiz oranlarına ilişkin değişikliklerin yürürlük tarihlerini dikkate almayan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.