YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5809
KARAR NO : 2009/6881
KARAR TARİHİ : 02.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.11.2006 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.07.2008günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı, 257 ada 75 parsel sayılı arsa vasfındaki taşınmaz üzerindeki 4/77 arsa paylı … kat 17 nolu bağımsız bölüm nolu meskeni 18.01.2006 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davalı … ’dan satın aldığını, sözleşme koşullarını yerine getirmesine rağmen davalının tapuda devir işleminin gerçekleştirmediğini belirterek tapu iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemiş ve oturumlara katılmamıştır.
Davacı vekili 13.2.2008 tarihli oturum delillerini bildirmek üzere süre talep etmiş, mahkemece yirmi günlük kesin süre verilerek sonuçları hatırlatılmıştır. Takibeden 21.05.2008 tarihli oturum davacı vekili bu aşamada başka delilleri olmadığını beyan etmiş dosya hakimlikçe incelemeye alınmış ve sonraki 23.07.2008 tarihli oturum davacı tarafından verilen kesin süre içinde deliller bildirilmediğinden dava ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
1-yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davacı ile davalı arasındaki 18.1.2006 tarihli satış vaadi sözleşmesi Borçlar Kanununun 213, Türk Medeni Kanununun 706 ve Noterlik Kanununun 89.maddelerine uygun düzenlenmiş tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak
sağlayan sözleşme türünden olup bu tür sözleşmelere dayanılarak borcun ifa edilmemesi halinde hükmen yerine getirilmesi mahkemeden istenebilir. Ancak istemin hüküm altına alınabilmesi için sözleşmede kararlaştırılan bedelin tamamının davacı tarafından ödenmiş olması gerekir.
Somut olayda; noter önünde re’sen düzenlenen 18.01.2006 tarihli sözleşmede satış bedeli 10.000 YTL gösterilmiş, bu bedelin 7.000 YTL.sinin peşin ödendiği, kalan 3.000 YTL.yi 05.02.2006 tarihli senet ile, 750 YTL.yi 5.3.2006 tarihli senet ile 750 YTL.yi 5.4.2006 tarihli senet ile 750 YTL’yi de 5.5.2006 tarihinde ödeneceği belirtilmiştir.
Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamasında, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanarak tescil talebinde bulunan kişinin vaad borçlusuna sözleşmede kararlaştırılan bedeli ödemesi, bedelden ödenmeyen bir kısım varsa bunu ödemek üzere dosyaya depo etmesi kabul edilmektedir.
Davacı dava dilekçesinde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi , tapu kaydı ve sair delillere dayanmaktadır. Dava dosyasında satış vaadi sözleşmesi ve tapu kaydı mevcuttur. İşin esasının incelenmesi için gereken deliller dosya içinde mevcut olup, davacı tarafa delillerini sunması için kesin mehil verilmesini gerektirecek bir durum yoktur. Mahkemece davacıya gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde vadeye bağlanan borçları ödediğini ispatlaması için süre verilmesi, ödeme yapılmadığı anlaşıldığı takdirde kalan borcun dava tarihinde ne olacağı somut olayın özelliğine göre, ülkemiz parasının yabancı para karşılığındaki değer kaybına veya değişik ve objektif bazı temel kriterlere göre bilirkişiye hesaplattırılarak, bulunacak tutar Borçlar Kanununun 81.maddesi gereğince davalıya ödenmek üzere dosyaya depo edildikten sonra davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile verilen kesin süre içinde deliller bildirilmediği ve dava ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentteki nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent gereği kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 02.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.