Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/1206 E. 2009/1736 K. 13.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1206
KARAR NO : 2009/1736
KARAR TARİHİ : 13.02.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.05.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Davacı, Aksaray 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/40 Esas numarasında kayıtlı ortaklığın giderilmesi davasında verilen yetkiye dayanarak 6 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında “Şemsettin oğlu Hamza” olarak yazılı kaydın “Şemsettin oğlu Hamza Terzi” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile malikin soyadı bulunmadığı gerekçesi ile tespit kararı verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava tapu kaydında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Tapu kaydı ile kimlik bilgilerinin uyumlu hale getirilmesi istenen Şemsettin oğlu Hamza Terzi’nin nüfus kayıt bilgilerine göre 22.06.1940 tarihinde öldüğü ve soyadının “Terzi” olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, 6 parsel sayılı taşınmazın 4/238 paydaş maliki Şemsettin oğlu Hamza’nın nüfus kayıt bilgilerinde soyadı bulunduğu halde kadastro çalışmasının yapıldığı tarihte soyadı bulunmadığı gerekçesi ile tapu kaydına soyadı eklenmesi yerine tespit hükmü kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, 6 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının tüm dayanakları getirtilmeli, getirtilen bu kayıtlar, kaydı düzeltilmesi istenen Şemsettin oğlu Hamza’nın kök nüfus kayıtları ile bağlantı oluşturacak biçimde incelenmelidir. Ayrıca, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki
ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla yeniden araştırılmalıdır. Tüm bu araştırmalar sonucu mahkemece hala kesin bir kanaat oluşturulamaz ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.