YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/941
KARAR NO : 2009/4055
KARAR TARİHİ : 31.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.01.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 18.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 31.03.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı taraf gelmedi. Karşı taraftan davalı vekili Av…. geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, evlilik birliği içinde edinilen malların birlikte satın alındığı iddiası ile açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
07.10.1953 tarihli ve 7/8 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere; sicilde eşlerden biri adına kayıtlı bulunan bir taşınmazın, gerçekte kendi namına satın alınması gerektiğini ve bedelini de kendisinin verdiğini ileri sürerek kaydın adına tashihini isteyen diğer eşin bu isteğinin kabul edilebilmesi için, aralarında Türk Medeni Kanununun 706. maddesi hükmüne göre düzenlenmiş resmi bir sözleşme olması gerekir. Böyle bir sözleşme yoksa davacının mülkiyet aktarımı için geçerli bir hukuki nedene dayandığından söz edilemez ve ayın (mülkiyet) iddiası dinlenemez. Salt bedelin davacı tarafından ödenmiş olması veya eşler arasında temsil ilişkisinin bulunması da kaydın iptalini gerektirmez.
Somut olayda; davacı anılan İçtihadı Birleştirme Kararında aranan resmi bir sözleşmeye dayanmamıştır. Ancak;
Gerek dava dilekçesinde “sair delil” denilerek, gerekse 16.05.2007 tarihli delil dilekçesinde açıkça “yemin” deliline dayanılmış olduğundan davacıya bu hakkı hatırlatılmalı, hasıl olacak duruma göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan bu yön göz ardı edilerek dava eksik araştırmayla reddedildiğinden karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 31.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.