YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/454
KARAR NO : 2011/13621
KARAR TARİHİ : 29.11.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
5831 sayılı Yasanın 8 ve 3402 sayılı Yasanın Ek-4 maddesine göre yapılan kadastroda … köyü 1078 parsel sayılı 1079 ve 1080 parsel sayılı sırasıyla 8653,60 m2, 6699,70 m2 ve 3105,90 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, 1989 yılında yapılıp kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasında P.XXXVIII olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından söz edilerek beyanlar hanesinde 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yazılarak Hazine adına tesbit edilmiş, ayrıca 1078 sayılı parselin … oğlu …, 1079 sayılı parselin … oğlu …, 1080 sayılı parselin ise … çocukları …, … ve …, … …, … … ve … …’nun kullanımında olduğu, kadastro tesbit tutanağının beyanlar hanesine yazılmıştır.
Davacı …, 23.06.2010 tarihli dilekçesiyle davalı sıfatıyla …, … ve Hazineyi göstererek, … köyü 1078, 1079 ve 1080 sayılı parsellerin geldisi olan 442 ve 443 sayılı parsellerin ortak muris dedeleri … … tarafından aralıksız zilyet edilirken ölümüyle, mirasçılarının ileriki tarihlerde kesin olarak paylaşımı yapılmak üzere fiili kullanımlarına devam ettikleri, mirasçılardan … mirasçılarının bu taşınmazların tamamı üzerinde kendilerine düşen payı hak nisbetinde … oğlu …’a onun da … sattığı, … Kadastro Mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile 442 sayılı parselin 8700 m2 bölümü 443 sayılı parselin de 11000 m2 bölümlerinin 2/B gereği Hazine adına tescil edildiği,bir kısım mirasçılardan devraldıkları haklarını tapuya kayıtlı taşınmazlar için haklarını koruyabildikleri ancak, çekişmeli parsellerin mirasçılar arasındaki paylaşıma göre bir kısım mirasçıların kullanımında olduğunun beyanlara yazıldığı, bu nedenle çekişmeli parsellerde kullanıcı olarak görülen davalıların aynı zamanda dava dışı 442 ve 443 sayılı parsellerde hak sahibi olurken, kendi haklarının bu şekilde ihlal edildiği, bu nedenlerle çekişmeli parsellerin tümünün tesbit tutanağının beyanlar hanesine muris İsmali …’ın tüm mirasçılarınnın kullanımında olduğunun yazılmasını istemişlerdir. Mahkemece davanın REDDİNE çekişmeli parsellerin tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek – 4 maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1999 yılında, daha önce sınırlaması kesinleşen orman kadastrosunun aplikasyonu, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış, 27.05.2005 tarihinde ilan edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve halen tarım alanı olarak zilyet edildiği, taşınmazların ortak muris … Işıktan kaldığı, onun ölümüyle mirasının paylaşıldığı, bu paylaşımda 1078 sayılı parselin …, 1079 sayılı parselin … ve 1080 sayılı parselin … kullanımında olduğu, Dürdanenin payını …’a onunda … sattığı, davanın fiili kullanıma ilişkin olmayıp miras paylaşımına ilişkin olduğu, bu hususta mahkemenin yargılama yapamayacağı gerekçesiyle davanın REDDİNE, karar verilmiştir.
Ne var ki, davacı tarafın çekişmeli parsellerin mülkiyetinin Hazineye ait olduğunu kabul ettikleri, çekişmeli parseller ile birlikte dava dışı 442 ve 443 sayılı parsellerin önceden bir bütün halinde ortak muris … Işıktan kaldığı, aralarında yaptıkları paylaşıma göre, fiili olarak her mirasçının farklı parselleri kullandıkları, ancak 442 ve 443 sayılı parsellerin tapuda kayıtlı olduğu, beyanlar hanesinde ise İsmali … kullanımında olduğunun yazılı olduğu, bu parsellerde 3402 sayılı Yasanın Ek – 4. maddesine göre kullanım kadastdrosu yapılmadığı, … …’ın 442 ve 443 sayılı parselleri kullanan mirasçılarının bir bölümünün paylarını noterde düzenlenen satım vaadi sözleşmesiyle satın aldıkları, 442 ve 443 sayılı parsellerin beyanlar hanesinde İsmali … kullanımında olduğu yazılı olduğu için bu kişinin ölümüyle … … yararına olan bu şerhten tüm mirasçıların bu arada çekişmeli parselleri fiilen kullanan davalılarında yaralanacağı oysa, çekişmeli parseller için sadece davalılar yararına şerh yazıldığı, bu şekilde davalıların hem İsmailden gelen hakları nedeniyle 442 ve 443 sayılı parsellerde hemde çekişmeli parsellerin tamamında hak sahibi olacakları, bu şekilde kendilerinin hak kaybı olacağını iddia ettiklerine göre, böyle bir davada hukuk yararları mevcut olup, mahkemece … …’ın mirasının paylaşıyıp paylaşılmadığı, bu paylaşımın hangi mallarını kapsadığı, Hazine adına tapuda kayıtlı 442 ve 443 sayılı parseller ile aynı durumdaki 3402 sayılı Yasanın Ek – 4. madesine göre kullanım durumu tesbit edilen çekişmeli parsellerin birarada paylaşılma konu edilip edilmediği, bu halde, tapuda Hazine adına kayıtlı 442 ve 443 sayılı parsellerin paylaşıma dayalı olarak fiilen elinde bulunduranların kullanımında olduğunun tapunun beyanlar hanesine yazılmasını isteyemeyecekleri ve genel mahkemede dava konusu edemeyecekleri gözetildiğinde, paylaşımın bozulup bozulmadığı hususu irdelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazlı olduğu biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran gerçek kişiye iadesine 29.11.2011 günü oybirliği ile karar verildi.