Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/3662 E. 2010/6447 K. 13.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3662
KARAR NO : 2010/6447
KARAR TARİHİ : 13.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü Odakıyısı mevkiinde bulunan toplam 15.000 m2 miktarındaki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile Odakayası mevkinde kain doğusu Abbas … (610 nolu parsel), batısı … … (613 nolu parsel) kuzeyi ırmak güneyi davacıya ait 611 ve 612 nolu parseller ile çevrili bilirkişiler … … ve … 15.06.2005 havale tarihli rapor ve krokide … renk ile gösterilen ve yine teknik bilirkişiler … … ve … 29.11.2007 tarihli rapor ve krokisinde … renk ve 1 rakamı ile gösterdikleri 14912,16 m2 yüz ölçümündeki tarla vasfındaki taşınmazın son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece, davacı yararına Medeni Kanun 713. maddesinde belirtilen tüm koşulların oluştuğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve saptanan delillere uygun düşmemektedir.
Dava konusu taşınmaz 1972 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … yatağı olarak tescil harici bırakılmıştır. Kural olarak … yatakları devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir. Bu tür yerler koşulları oluştuğu takdirde olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla kaza-nılabilir. Böyle bir yerin olağanüstü zamanaşımı ve imar-ihya yoluyla kazanılabilmesi için, derenin aktif yatağı ve etki alanında kalmaması, taşınmazın kültür arazisi vasfında bulunduğunun belirlenmesi gerekir.
Keşifte dinlenen Jeoloji Mühendisi bilirkişisi 09.06.2009 tarihli raporunda taşınmazın derenin etkisi altında olup olmamasının mevsimsel yağışlara bağlı olduğunu bildirmesi, 611 ve 612 parsellere uygulanan 398 tahrir nolu vergi kaydının taşınmazı ırmak okuması ve memleket haritasında dava konusu taşınmazın … olarak işaretlenmiş olması nedeniyle taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan çekerek ırmağı yatağı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nitelikteki taşınmazların zilyetlik yolu ile kazanılmasına olanak yoktur. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken, … gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 13/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.