Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/13255 E. 2012/14323 K. 11.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13255
KARAR NO : 2012/14323
KARAR TARİHİ : 11.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı … hükmün; Dairemizin 26/10/2010 gün ve 2010/11722 – 13125 sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

1) 632 parsel yönünden, karar düzeltme aşamasında değinilen hususlar temyiz aşamasında da ileri sürülmüştür. Dairemiz kararı bu konulara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı, tutanak aslı ve eklerinin Kadastro Mahkemesince SEKA’ya gönderilmesi nedeniyle bu belgelere ulaşılamamışsa da 632 parsele ilişkin tapu kaydında halen “davalı” şerhi bulunduğu, yani davalılar adına kesinleşmiş bir tapu kaydı olmadığı, bu nedenle de taşınmazı kullanma haklarının olmadığı belirlenerek el atmanın önlenmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle 632 parsele yönelik karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
2) 471 ve 472 parsellere yönelik talebe gelince; Dairenin 26.10.2010 gün 11722 – 13125 sayılı kararıyla taşınmazların kesinleşen orman sınırı içinde kalmaları nedeniyle davanın kabulüne dair karar onanmışsa da; bu taşınmazlar hakkında Orman Yönetimince davalılar aleyhine mahkemenin 2012/180 sayılı dosyasında açılan tapu iptali ve tescili davasının halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalılar adına kayıtlı tapuların henüz iptal edilmediği, bu nedenle taşınmazı kullanma haklarının bulunduğu, bu dava sonucunda tapular iptal edilirse ve halen müdahale devam ediyorsa ancak o zaman el atmanın önlenmesine karar verilebileceği açıktır. O halde, mahkemece; 2012/180 sayılı tapu iptali ve tescili davasının sonucu beklenmeli ve bu sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece anılan yönler gözetilmeksizin … biçimde hüküm kurulması ve dairece mahkeme kararının bu parseller yönünden bozulması gerekirken, onanmasına karar verilmesi isabetsizdir. Bu nedenle daire kararının düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin 632 parsele yönelik karar düzeltme isteminin REDDİNE;
471 ve 472 parsellere yönelik isteminin KABULÜNE; Dairenin 26.10.2010 gün 11722 – 13125 sayılı kararının KALDIRILARAK 18.03.2008 gün ve 2006/71 – 2008/110 sayılı mahkeme kararının 471 ve 472 parseller yönünden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 11.12.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.