Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/10717 E. 2011/15111 K. 19.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10717
KARAR NO : 2011/15111
KARAR TARİHİ : 19.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 171 ada 1 parsel sayılı 44255299,66 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı, … köyü 156 ada 3 parselin kuzey kısmında bulunan yaklaşık 5000,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın davalı … adına tespit edildiğini ancak taşınmazın kendisine ait olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazı tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davacının talep ettiği dava konusu taşınmazın 171 ada 1 sayılı orman parseli içinde kaldığı belirlenerek, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davacının davasının reddine ve … köyü 171 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış ve 25/07/2007 ila 23/08/2007 tarihleri arasında ilan edilerek itirazsız kesinleşmiştir. Davacının talep ettiği çekişmeli taşınmaz 171 ada 1 sayılı Orman parseli içinde bırakılmıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; kadastro mahkemesinin görevi kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusudur. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinin 4. fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin yetkisi kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) genel mahkemede görülmesi gerekir. Tutanak kesinleştikten sonra kadastro mahkemesinin görevi sona erer. Somut olayda, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince orman sınırlandırması ve genel arazi kadastrosunun birlikte yapıldığı ve 171 ada 1 sayılı orman parseline ilişkin kadastro tutanağı 25/07/2007 tarihinde kısmi ilana çıkartılmıştır. Dava ise, 3402 sayılı Yasanın 12. maddesinde belirtilen bir aylık itiraz süresi geçtikten ve tutanak kesinleştikten sonra 28/03/2008 tarihinde açılmıştır. 171 ada 1 sayılı orman parseline karşı askı ilan süresi içinde başkaca herhangi bir dava da açılmadığından tutanak kesinleşmiştir. Buna göre, bu davaya bakma görevi kadastro mahkemesine ait olmayıp genel hukuk mahkemelerine aittir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Bu sebeple; görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre ise, çekişmeli 171 ada 1 parsele karşı yine süresinden sonra aynı gün daireden geçen dairenin 2011/10712-10714-10716 ve 10721 sayılı (mahkemenin 2008/166-172-173, 2009/116 ve 2010/3 sayılı) dosyalarında da dava açılmış olmasına rağmen ve aynı parsele karşı açılan bu davalardan biri hakkında verilecek kararın diğerini de etkileyeceği dikkate alınarak hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y’nın 45. maddesi gereğince 171 ada 1 sayılı parsele karşı açılan tüm davaların, parselin tutanak aslının bulunduğu mahkemenin 2009/116 sayılı (dairenin 2011/10716) dava dosyası ile birleştirilmemesi ve 171 ada 1 sayılı parsel hakkında yukarıda belirtilen tüm dosyalarda ayrı ayrı tespit gibi tescile karar verilerek çekişmeli taşınmaz hakkında birden fazla tescil hükmü kurulması ve Orman Yönetiminin davaya dahil edilmemesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle; davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 19/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.