Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/11230 E. 2011/14834 K. 14.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11230
KARAR NO : 2011/14834
KARAR TARİHİ : 14.12.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

2009 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … köyü 171 ada 10 parsel sayılı 20550,57 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hali arazi niteliği ile Hazine adına tespit edilerek tapuya tescil olunmuştur. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın etrafının duvarla çevrili olduğunu ve içinde badem ağaçları ile ev harabelerinin bulunduğunu belirterek, tapu kaydının iptali ile adına tescili isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu parselin kadastro tespitinin iptaline, davacı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesine göre açılan tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesi ile kullanımında olduğunu iddia ettiği Hazine adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile adına tescilini talep etmiş, keşifte hak iddia ettiği ve kullanımında olduğunu belirttiği bölümün taşla çevrili badem ağaçlarının bulunduğu yer olduğunu söylediğini ve taşınmazın bütününde hak iddia etmediği halde mahkemece talep aşılarak, taşınmazın bütününü kapsayacak şekilde tapusunun iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; davacının kullandığı ve mülkiyet iddiasında bulunduğu bölümün 11.04.2011 günlü … bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1626.67 m2 bölüm olarak belirlendiğine göre, davanın bu kısım için kabulüne karar verilmesi, geri kalan kısım için davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine görüş ve kanaatle taşınmazın tümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Kabulü göre de, taşınmaz tapuda kayıtlı olduğundan tapu kaydının iptali yerine kadastro tespitinin iptaline şeklinde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 14.12.2011 günü oybirliği ile karar verildi.