Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/15004 E. 2007/15975 K. 13.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15004
KARAR NO : 2007/15975
KARAR TARİHİ : 13.12.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.3.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında yüzölçümü düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.6.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapuda yüzölçümü düzeltilmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece, davanın komşu taşınmaz maliklerine karşı açılması gerektiği belirtilerek, pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
5520 sayılı yasayla değişik Tapu Kanununun 31.maddesi uyarınca tapu kaydında yüzölçümü miktarının düzeltilebilmesi bir taşınmaz malın gerçek yüzölçümünün Tapu sicilindekinden daha az veya fazla olması, gerçeğin tapu sicilinde yazılı yüzölçümü ile örtüşmemesi dava konusu taşınmazın sınırdaki taşınmazlarla da bir çekişmesinin bulunmaması halinde olanaklıdır.
Somut olayda ise, dava konusu 573 parsel sayılı taşınmaz çapa bağlıdır. Böylesine çapa bağlanmış taşınmaz malların yüzölçümü çap kaydının uygulanması ile belirlenir. Ancak, taşınmazın kadastro tespiti veya sonradan yapılan kadastro işlemleri sırasında ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar ve bundan kaynaklanan yüzölçümü hatası varsa bunun düzeltmesi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesine göre düzeltilebilir. Gerçekten, anılan hükme göre “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde
düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine kadastro müdürlükleri yetkilidir.”
Olayda, davacı taşınmazının kadastroca çapa bağlanırken yapılan fenni hata nedeniyle yüzölçümü miktarının hatalı olduğu, düzeltme isteğinin bundan kaynaklandığını ileri sürdüğüne göre kaydın yüzölçümünün Tapu Kanununun 31. maddesi doğrultusunda düzeltme olanağı yoktur. Düzeltme anılan 41. maddede gösterilen prosedüre göre yapılmalıdır. Açıkçası, davacı bir başka idari bir makamın yapması gereken iş ve işlem için doğrudan yargı merciine başvurmuştur. Mahkemece açıklanan bu olgu ve HUMK. nun 7. maddesi hükmü gözetilerek idari makamın görevine giren bir iş kendisine arz olunduğundan davanın yargı yeri nedeniyle reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle reddi sonucu itibari ile doğru olduğundan, hükmün gerekçesinin HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca yukarıda açıklandığı şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek kararın düzeltilmiş bu hali ile onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklana nedenlerle yerel mahkeme kararının gerekçesinin HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca düzeltilmesine ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 13.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.