YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3685
KARAR NO : 2007/4028
KARAR TARİHİ : 12.04.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.07.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil istemiyle açılmıştır. Satış vaadine konu taşınmaz; 1364 ada, 10 parsel numarasıyla kayıtlı olup, dayanılan her iki taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile bu taşınmazda … oğlu …’ in 276/2400, … oğlu …’ in 278/2400 ve baba adı belirtilmemiş olan …’ nın da 276/2400 payları satışa konu edilmiştir.
Satış vaadi sözleşmesinde satın alan tarafı oluşturan kişi, davacı …’dir. Adı geçen bu kişinin, satışa konu edilen pay malikleri ile ırsi bir bağı bulunmadığı dosyaya sunulan nüfus kayıtları ve veraset belgesi ile sabittir. Mahkeme davayı redederken, vaad eden satıcılardan başka paydaşlar varmış düşüncesinden hareket ederek, pay satışında bulunan kişilerle iştirak bağı bulunmayan alıcıya, taşınmazda var olan elbirliği mülkiyeti hükümleri gereği paylı mülkiyete dönüşüm (iştirakin çözümü) sağlanıncaya kadar satış vaadi sözleşmelerinin ifa olanağı bulunmadığını vurgulayarak davannın reddine karar verilmiştir.
Satışa konu pay sahiplerinden; … 1973, … 1958 ve … de 1997 yıllarında ölmüşlerdir. Satış vaadi sözleşmelerinden 13.09.1996 tarihli olanı, 1997 yılında ölen …’e annesi … ve babası …’den intikal eden payı ile taşınmazda var olan kendi payının satışına ilişkindir. 1996 tarihi itibariyle bu sözleşme, satıcı …’e murisleri … ve …’dan gelen payları için, diğer kardeşleri … ve … ile oluşturduğu miras şirketi nedeniyle ifa olanaksızlığı içinde gözükse bile, … ile …’nin de 16.04.2002 tarihinde aynı kişiye taşınmazdaki payları için satış vaadinde bulunmaları ile satıcı tarafta iştirakçilerin tamamını benzer iradede birleştirmiş olmaktadır. Paydaşlardan tamamının iradeleri değişik zamalarda da olsa aynı kişiye temliki içerdiğine göre; artık her iki satış vaadi sözleşmesinin hükmünü ifa eder olduğunu kabul etmek gerekir.
Mahkemece yapılacak iş; satışa konu pay sahipleri ile kayıtta isimleri yazılı maliklerin aynı kişiler olduğuna dair tapu kütüğünde düzeltmeler yaptırıldıktan sonra işin esası hakkında bir karar vermek olmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma sonucu kararda yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 12.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.