Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/4575 E. 2010/1622 K. 17.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4575
KARAR NO : 2010/1622
KARAR TARİHİ : 17.02.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhinde yaptığı icra takibine konu ettiği 17.07.2008 vade 13.05.2008 tanzim tarihli 43.688.72 YTL bedelli bonoda borçlu olarak dava dışı … Ltd.Şti’nin gözüktüğünü, müvekkilinin anılan şirketi temsilen şirket kaşesinin üzerini imzaladığını ayrıca ileride ihtilaf çıkması durumunda imza incelemesine esas olmak üzere bu kaşenin yanındaki boşluğa imza attığını, kefil olarak imza atılmasının söz konusu olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili TTK.nun 688/7.maddesine göre icra takibine konu edilen belgenin kambiyo senedi niteliği taşımasının şartlarından birinin de tanzim eden borçlunun imzasını içermesi gerektiği, senede davacı tarafından şirket kaşesi dışında atılan ikinci imzanın TTK.nun 690.maddesinin göndermesiyle bonolar hakkında uygulanması gereken aynı Kanunun 589.maddesi gereğince davacıyı sorumluluktan kurtarmayacağı ve şahsi sorumluluğunu gerektirdiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece uyuşmazlığın senet üzerinde kaşe dışında atılan ikinci imza nedeniyle davacının şahsen sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı, senetteki borçtan sorumlu olması için keşidecinin tek imzasının yeterli olduğu, senette keşidecinin kaşesi üzerinde ve kaşenin yanında iki adet imza bulunduğu, şirketi temsil eden davacının kaşe üzerindeki imzayı şirketi temsilen diğerini ise şahsı adına attığının ve borçtan şahsen de sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.