YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5988
KARAR NO : 2012/1999
KARAR TARİHİ : 13.02.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirket ile müvekkilinin çeşitli tarihlerde fax ile akdetmiş olduğu, satım sözleşmelerinde davalı alıcı firmanın temerrüdü halinde %3 ve USD bazında %1 vade farkı uygulanacağı hükmü yer aldığını, davalı firmanın iş bu sözleşmeler uyarınca almış olduğu malların bedelini ödemediğini, müvekkili şirketin vade farkı faturası tanzim ederek davalı şirkete gönderdiğini ancak faturanın noter kanalı ile iade edildiğini, bunun üzerine alacağın tahsili için icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin vade farkı talebine dayanak yaptığı sözleşmelerin müvekkili tarafından imzalanmadığını, taraflar arasında bu yönde bir teamülün de olmadığını, davacıdan alınan tüm emtia bedellerinin ödendiğini, yapılan icra takibinin haksız ve yersiz olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı, davalı arasında ticari ilişki bulunduğu davacının davalıya mal sattığı, ancak mal bedellerinin ana parasının tahsilinde gecikme olduğu için önce vade farkı iddiası, daha sonra ise temerrüt faizi iddiası ile iş bu davanın konusunu oluşturan icra takibi yaptığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayıp asıl uyuşmazlık konusunun davacının, vade farkı anlaşması veya temerrüt nedeniyle ek fer’i alacağının kaldığı, davalının ise vade farkı anlaşması bulunmadığı, temerrüdün de oluşmadığı iddialarından ibaret olduğu; gerçekte davaya sunulan fotokopi fax metinlerinde taraflar arasında temerrüt halinde TL. bazında aylık %3, USD bazında %1 temerrüt uygulanacağı yazılı ise de bu sözleşmelerin aslının davacı tarafça ibraz edilmediği, kendilerinde olmadığını beyan ettiği, karşı tarafın ise böyle bir sözleşmenin olmadığını savunduğu, dolayısıyla belgeye itibar olanağının kalmadığı zira MK.nun 6.maddesine göre bunu davacının ispat etmesi gerektiği, kaldı ki sözleşme aslı ibraz edilse ve davalı eli ürünü olduğu kabul edilse dahi; davacı tarafın esasen davalıdan olan ana para alacağını dava ve icra takibinden evvel aldığını, hem dosyadaki yazılı beyanı ile belirttiği hemde takibinin dayanağını vade farkı faturasına, yani fer’i alacağa dayandırdığı açık olup, bu durumda asıl alacağını ihtirazi kayıt olmaksızın alan davacının artık fer’i alacağından vazgeçmiş sayılacağı, davacının ihtirazi kayıt koyduğunu da ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.