YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7917
KARAR NO : 2011/3116
KARAR TARİHİ : 10.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin maliki bulunduğu taşınmazı 01.09.2001 tarihli sözleşme ile kiraya verdiği …’un elektrik aboneliğini kendi üzerine almaması nedeniyle davalı tarafa yaptığı 22.07.2002 tarihli başvuru ile elektriğin kesilmesini talep etmesi üzerine yapılan tespitte taşınmazı kiracının kullandığının tespit edildiği ve kiracı ile davalı arasında yapılan sözleşme ile kiracının 29.01.2003 tarihine kadar olan borçları üstlendiği ve borçların taksitlendirildiğini, kiracı …’la kira ilişkisinin sona ermesinden sonra taşınmazın…’a kiraya verildiğini ve davalı tarafın bu kiracıyla borçların ödenmemesi nedeniyle sözleşme yapmaktan kaçındığını, yeni kiracı ile sözleşme yapılabilmesi için müvekkilinin toplam 6.586.00.-TL’yi ödediğini, müvekkilinin ve diğer kat maliklerinin işyerinin bulunduğu binanın yıkılarak yerine bina inşa edilmesi hususunda anlaşarak yıkım çalışmalarına başladığını, binanın yıkımı için zorunlu olan Bedaş ile ilişik kesme yazısının işyerine ait tesisat borcunun ödenmediği gerekçesiyle davalı tarafından verilmediğini, sözkonusu borcun kiracı …’a ait olup, davalı idarenin … aleyhine icra takipleri başlattığını, müvekkilinin ilişik belgesi alabilmek için zorunlu olarak ihtirazi kayıtla 13.12.2007 tarihinde 13.221.81.-TL ödediğini iddia ederek toplam 19.807.81.-TL’nin ödeme tarihleri itibariyle işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı abonenin kullanılan elektrik bedelinden sözleşmenin tarafı olarak sorumlu olduğunu, kiracının eski borçları üstlenerek takside bağlaması ve akabinde kendi adına sözleşme yapmasının eski abone davacıyı sorumluluktan kurtarmayacağı, dava konusu olayda borcun naklinin sözkonusu olmadığını, alacaklı olarak borcun nakline muvafakatleri olmadığını, sadece borcu üstlenmek isteyen şahsın dilekçesi doğrultusunda taksitlendirme işlemi yaptıklarını, ayrıca davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, davacıya zorla herhangi bir ödeme yaptırılmadığını, davacının kendi işini yapabilmek için borcu ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacı abonenin, abonelik sözleşmesinin kiracı ile yapılabilmesi için kiracısı tarafından ödenmeyen elektrik bedellerini zor altında ödediği, davacının haksız yere kendisinden tahsil edilen miktarları istirdada hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı kuruma ödenen 19.807.81.-TL’nin istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı abonenin, abonelik sözleşmesini iptal ettirmediği sürece yani abonelik dönemindeki elektrik tüketim bedelinden sorumlu olacağı kuşkusuzdur. Davacının, davalı kurumla arasındaki abonelik ilişkisinin 29.01.2003 tarihine kadar devam ettiği ihtilafsızdır. Bu durumda mahkemece konusunda uzman yeni bir bilirkişiden iddia ve savunma çerçevesinde, yukarıda belirtilen ilkeler de gözetilerek ayrıntılı incelemeyi içeren Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler düşünülmeden yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.