YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5444
KARAR NO : 2011/15426
KARAR TARİHİ : 07.12.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine yaptığı icra takibinde dayandığı 12.07.2008 vade tarihli 24.047,92 TL bedelli bonodaki keşideci imzasının müvekkilini temsile yetkili olan …’ye ait olmadığını ileri sürerek müvekkilinin icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senetteki keşideci imzasının davacının yetkili temsilcisine ait olduğunu, davacının dava açmakta kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davaya konu 12.07.2008 vade tarihli 24.047,92 TL bedelli senetteki keşideci imzasının davacının yetkili temsilcisi …’nin eli ürünü olmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya İstanbul 5. İcra Müdürlüğü’nün 2008/22434 sayılı dosyasında yapılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, % 40 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK’nın 72/V.maddesi hükmü uyarınca borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun anlaşılması koşuluyla borçlunun uğradığı zarara karşılık alacaklı tazminata mahkûm edilebilir. Takibe konu bono incelendiğinde davalı …’ın ikinci ciranta ve ciro yoluyla hamil olduğu açıkça görülmektedir. Bununla birlikte dosyaya sunulan deliller ve dosya içeriğinden davalı alacaklının icra takibini kötü niyetli yaptığı kanıtlanamamıştır. Bu yön gözetilmeden mahkemece davalı … aleyhine kötü niyet tazminatının kabulü yönünde verilen karar doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.