Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/5446 E. 2011/15427 K. 07.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5446
KARAR NO : 2011/15427
KARAR TARİHİ : 07.12.2011

Mahkemesİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkillerinin birlikte yürüttükleri villa yapımı işinde kullanılmak üzere davalıdan alacakları keresteye karşılık muhtelif keşide tarihli 5 adet toplam 75.000 TL bedelli çeki davalıya teslim ettiklerini, çeklerde keşideci olarak müvekkillerinden …’in, ciranta olarak, diğer müvekkili …’un imzalarının bulunduğunu, davalının malları teslim etmediği gibi çekleri de iade etmediğini ileri sürerek çeklerden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, çeklerin iptaline ve müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yaptığı inşaattan dolayı davacı …’dan alacağına karşılık davaya konu çekleri aldığını, davacı …’un çeklerin bedelini ödemediğini, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre davacıların çeklerdeki imzaları inkar etmedikleri, davacıların davalının kereste ticareti ile uğraştığı hususunda ve kıymetli evrak niteliğindeki çeklerin ispat gücünü ortadan kaldırabilecek nitelikte HUMK’nun 288 ve devamı maddeleri gereğince delil ileri sürülemediği gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen ve sebepleri bildirilmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK 72/4 maddesi uyarınca; ”Menfi tespit davası alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar her halde % 40 ‘tan aşağı tayin edilemez.” İİK.’nun 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davası reddedilmiştir. Dava sırasında verilen ihtiyati tedbir kararının infaz edilmesi nedeniyle davalının alacağı geciktirildiğinden İİK.’ nun 72/4. maddesi uyarınca davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki talebin reddi isabetsiz olup, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.