Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/11623 E. 2011/5184 K. 19.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11623
KARAR NO : 2011/5184
KARAR TARİHİ : 19.04.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine giriştiğini, oysa taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, % 40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, düzenlenen ipotek belgesinin açık bir borç ikrarını içerdiğini, müvekkilinin… Halı İth.İhr.San.ve Dış Tic.Ltd.Şti.nin sahibi ve de imza yetkilisi olduğunu, davacı borçlunun yurtdışında halı ithalat-ihracat ve satışı ile iştigal ettiğini, …’teki mal alımlarını ise davacı adına …İç ve Dış Tic.Ltd.Şti.nin sahibi olan …nın yaptığını, davacının eşi Ayfer Şaki’den almış olduğu vekaletnameye dayanarak …yı ipotek tesis ettirmesi için vekil tayin ettiğini, davacı halı satışından kaynaklanan borcunu ödemediği için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe girişildiğini belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde ispat yükü kendisinde olan davacının iddiasını ispat edemediği, davalının davacıdan alacaklı olduğu, alacak borç ilişkisinin 27.02.2007 tarihli 088721 A seri nolu faturaya da bağlandığı, her ne kadar kapanış tasdiki bulunmasa da davacının delil olarak dayandığı davalıya ait ticari defterlerde de bu hususun yer aldığı gerekçeleri ile davanın reddine, takip durmadığından davalı tarafın tazminat talebinin yerinde olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile girişilen icra takibi sebebiyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü davalı alacaklıdadır. Somut olayda ipotek alacaklısı olan davalı icra takibine konu ettiği alacağını ispatla yükümlü olduğu halde mahkemece ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine gore davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.