Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/14906 E. 2011/3122 K. 10.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14906
KARAR NO : 2011/3122
KARAR TARİHİ : 10.03.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Asıl ve birleşen dava, takibe konu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı … Ltd. Şti vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde, İİK’ nun 72. maddesine göre menfi tespit davalarının takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yerde açılabileceği gibi davalının oturduğu yer mahkemesinde de açılabileceğinden İstanbul veya Bursa Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili bulunduğunu, ayrıca davanın husumetten ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece dava, menfi tespit davası olup İİK 72/son maddesine göre takibi yapan yer icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Taleplerin bulunduğu Eyüp 3. icra Dairesi İstanbul Ticaret Mahkemeleri yargı çevresinde bulunmakta olup, davalının hiç birinin ticari işlem merkezi de mahkemenin yargı çevresinde bulunmamaktadır, Kaldıki davalı vekili duruşmadaki beyanıyla icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ve tüm davalılar için ortak yetkili yer mahkemesi olan Eyüp icra Dairesinin bağlı olduğu İstanbul Ticaret Mahkemesine dosyanın gönderilmesini talep etmiş olmakla davalının yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı … Makine Ltd. Şti vekili davaya cevap dilekçesinde, davaya bakma yetkisinin İstanbul veya Bursa Mahkemesine ait olduğunu ileri sürmüştür.
Bu durumda davalı birden fazla yetkili mahkeme göstermesi nedeniyle HUMK’ nun 23/son maddesine uygun bir yetki itirazından sözedilemez. Mahkemece davalının yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dava dilekçesinin yetki yönünden reddi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 10.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.