YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13676
KARAR NO : 2011/7863
KARAR TARİHİ : 14.06.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen ipotek davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar …, …, … ve Halk Bankası A.Ş. vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl davada, davacı … vekili, müvekkilinin bonoya dayalı alacağı için borçlular … ve … aleyhine icra takibine giriştiğini, İnegöl 2.İcra Müdürlüğü’nün 1999/1558 sayılı takip dosyasında taşınmaz üzerine haciz kaydı konulduğunu, bu taşınmaz üzerine davalı banka lehine kredi alacağından dolayı ipotek konulduğunu, oysa kredi borcunun ödendiğini, bankanın alacağı kalmamasına rağmen davalı …’a haksız temlik işlemi yaptığını ileri sürerek alacağın temliki işleminin iptali ile ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada … vekili aynı iddialarla temlikin iptali ile ipoteğin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, bankanın alacağı daha önceden tahsil edilmesine rağmen borçluların ablası …’a davacıların zararına olacak şekilde alacağın temlik edilmesine itibar edilemeyeceği, davalı tarafın husumet itirazının da yerinde olmadığı, bir nevi sıra cetveline itiraz davasıyla elde edilecek sonuca ulaşma açısından bu davayı açmakta davacıların hukuki yararlarının bulunduğu gerekçeleri ile davanın ve birleşen davanın kabulüne, İnegöl 2.İcra Müdürlüğü’nün 2000/1350 sayılı dosyasındaki davalı bankanın davalılar … ve …’dan alacaklarının davalı …’dan temlikine yönelik işleminin iptaline, aynı takip sayılı dosyadaki ipotek konusu borç ödendiğinden banka tarafından konan ipoteğin kaldırılmasına, birleşen dosyadaki davalı … hakkındaki davanın vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı banka, davalı … ve davalılar … ile … vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Birleştirilen davalar bağımsızlıklarını koruduğundan asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması usul ve yasaya uygundur. Asıl davanın davalıları hükmü temyiz temyiz etmiş ise de davacı … 23.06.2010 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirdiğinden vaki feragat nedeniyle bir karar verilmek üzere asıl davaya ilişkin hükmün bozulması gerekmiştir
2-Davalıların birleşen davaya yönelik temyizine gelince, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle birleşen davanın davacısı Hulusi’nin isminin karar başlığında yazılmamış olmasının HUMK.nun 459.maddesi uyarınca mahallinde her zaman düzeltilebilecek nitelikteki maddi hatadan ibaret bulunmasına göre, davalıların birleşen dava ile ilgili hükme yönelik bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davaya ilişkin hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen dosyaya yönelik hükmün ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.