Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/17928 E. 2012/18107 K. 30.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17928
KARAR NO : 2012/18107
KARAR TARİHİ : 30.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR :

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/01/2006-01/11/2007 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 01.01.2006 tarihinden 01.11.2007 tarihine kadar aralıksız olarak davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmasının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverence davacı adına 08.06.2006, 01.12.2006, 27.04.2007, 03.07.2007, 04.09.2007 tarihli işe giriş bildirgelerinin verildiği, davalı işyerinin 01.03.2005 tarih itibariyle 506 sayılı Kanun kapsamında olduğu, dava konusu olan döneme ilişkin bordrolar ve işçi hesap pusulalarının bulunduğu, ancak işçi hesap pusulaları altında imzası bulunan ve davalı işverenin yazılı beyanından davacı gibi vasıfsız işçileri temin etmede aracılık ettiği anlaşılan ve şahit sıfatıyla pusulaları imzalayanların tanık sıfatıyla ifadelerinin alınmadığı, dava konusu dönemde çalıştığı anlaşılan bir çok bordro tanığı bulunmasına rağmen yeterli sayıda ve dava dönemini kapsayacak şekilde çalışması bulunan bordro tanığı dinlenmediği, dinlenen bordro tanıklarının davacıyı ismen bilmediklerini, ancak görmeleri halinde tanıyabileceklerini beyan etmelerine rağmen davacının hazır edilmediği, buna göre mahkemece karar altına alınan şekilde çalışmanın ispat edilemediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, ihtilaflı döneme ilişkin getirtilen dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak ve davacıyı tanıkların dinlenmesi sırasında hazır ederek bunların bilgilerine başvurmak, tanıklara davacının çalışmasının kısmi bir çalışma olup olmadığını, aralıksız devam edip etmediğini sormak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, … Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 30.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.