Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/2371 E. 2013/6716 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2371
KARAR NO : 2013/6716
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili tarafından kambiyo vasfını yitirmiş senetlere dayanarak davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacıya herhangi bir borcunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiş, 26/06/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile de asıl borcun zamanaşımına uğradığına ilişkin defiyi ileri sürmüştür.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; dava konusu senetlerin verilmesine dayanak oluşturan Antalya 4. İcra Müdürlüğünün 2002/574 esas no.lu dosyasında mündemiç olan alacağın muacceliyet tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde takibe girişilmediğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İIK.’nın 38. maddesine göre icra dairesindeki kefaletler, ilam mahiyetini haiz belgelerden olup. ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. İİK.’nın 39. maddesine göre de ilama müstenit takip, son muamele üzerinden 10 sene geçmekle zamanaşımına uğrar.
Somut olayda, alacaklı tarafından dava dışı … aleyhinde çeklere dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılmıştır. Davalı … ise 01/07/2002 tarihli haciz sırasında icra kefili olmuştur.
İcra kefaleti, kambiyo senedinden ayrı bir taahhüdü içerdiğinden 818 sayılı BK.’nın 125. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup icra kefili yönünden, yapılan son işlem tarihinden dava tarihine kadar bu zamanaşımı süresi gerçekleşmemiştir.
Kaldı ki, davacının davalı aleyhine takibe konu ettiği icra kefaleti nedeniyle verilen bonolar, davalı aleyhine 1086 sayılı HUMK.’nın 292. maddesi hükmüne uygun olarak yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Bu durumda uygulanacak zamanaşımı 6762 sayılı TTK.’nın 661. maddesindeki 3 yıllık zamanaşımı süresi olmayıp, icra kefaleti hukuki ilişkisine dayalı, 818 sayılı BK.’nın 125. maddesinde yazılı olduğu üzere, 10 yıllık zamanaşımı süresidir.
O halde mahkemece, her iki halde de zamanaşımı süresi dolmadığından işin esasına girilerek tarafların sunacağı tüm deliller birlikte incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın zamanaşımına uğradığından bahisle reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.