Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6125 E. 2010/4104 K. 07.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6125
KARAR NO : 2010/4104
KARAR TARİHİ : 07.04.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 18 yaşından küçük olduğu sırada davalı ile bayilik sözleşmesi yaptığını, hukuki işlem yapma yaşına ulaştıktan sonra sözleşmeyi feshettiğini davalıya ihtarnameyle bildirdiği halde davalının bunu dikkate almayıp icra takiplerine giriştiğini ileri sürerek taraflar arasındaki sözleşmenin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yaptığı sözleşmeyi anne ve babasının kanuni temsilci olarak imzaladıklarını, davacının sözleşmeyi sona erdirmek için ihtarname göndermesi üzerine davacıdan ihtarnameyle cari hesap borcu, cezai şart miktarının ödenmesinin istendiğini, davacının borçlarını ödemediğini, sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar geçerli şekilde uygulandığını, M.K.nun 16.maddesine göre fiil ehliyetine sahip olmayan, ancak ayırt etme gücü olan küçüklerin yasal temsilcilerinin muvafakatıyla borç altına girebileceklerini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı ile davalı arasında akdedilen Bayilik Anlaşması ve Genel Şartnamesi ve ek anlaşmanın imzalandığı tarihte davacının reşit olmadığı, ancak temyiz kudretinin bulunduğu, M.K.nun 16/1.maddesine göre temyiz kudretine sahip küçüklerin yasal temsilcilerinin izni ya da icazeti ile borç altına girebilecekleri, M.K.nun 355.maddesine göre davacının anne ve babasının velayeti altında olduğu sırada işlem yaptığı, davacının anne ve babasının sözleşmelerde imzasının bulunduğu, bu imzaların kefalet amacıyla değil sözleşmelerin yapıldığı tarihte reşit olmayan davacıyı işlemle bağlı kılabilmek ve işleme izin vermek için imzaladıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.