YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7748
KARAR NO : 2022/197
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 14/02/2018 tarih 2018/İHK-1128 sayılı kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalı … şirketinin trafik sigortacısı olduğu aracın kusuru nedeniyle gerçekleşen trafik kazasında davacının yaralanarak iş gücü kaybına uğradığını davalı tarafından ödeme yapıldığını ancak artan maluliyetin bulunduğunu belirterek ıslah dilekçesiyle birlikte 129.979,46 TL (sürekli ve geçici iş göremezlik) tazminatının ilk ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; %10 müterafik kusur indirimi ile başvurunun kısmen kabulüne 116.982,00 TL tazminatın 19/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından itiraz yoluna başvurulması üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne 107.433,92 TL tazminatın 19/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava trafik kazasından kaynaklı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111/2. maddesi ise “Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” şeklinde düzenlenmiş olup, yapılan ödemenin yetersiz kaldığı iddiası karşısında önem arzetmektedir.
Somut olayda davalı tarafından davacıya %22 oranındaki maluliyeti üzerinden 28/04/2017 tarihinde 93.590,00 TL ödeme yapıldığı, ancak davacının maluliyetinde artış olduğundan bahisle tahkime başvurarak maluliyetinin %32,2 oranında olduğunun tespit edildiği iddiası ile eldeki başvuruyu yaptığı anlaşılmaktadır.
Davalı … şirketinin hasar dosyası kapsamında ödemesine konu Nevşehir Devlet Hastanesi’nin 02/03/2017 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporu’na göre ortopedik rahatsızlık nedeniyle davacıda %22 oranında maluliyet oluştuğu tespit edilmiş, davacının tahkime sunduğu artan maluliyeti bulunduğunu belirttiği Karadeniz Teknik Üniversitsi Adli Tıp A.B.D tarafından düzenlenen 31/05/2017 tarihli raporda ise sadece kaza tarihi ile kazadan bir ay sonrasının tetkikleri incelenrek, ilk maluliyet raporu irdelenmeden yanlış yönetmelik hükümlerine göre ortopedik rahatsızlık nedeniyle %32,2 oranında maluliyet ile 180 gün iyileşme süresi tespit edilmiştir. Hükme esas alınan söz konusu raporda davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı da anlaşılmamakta olduğundan İtiraz Hakem Heyetince yapılacak iş, davacının muayenesi yapılarak, kaza tarihinden itibaren tüm tedavi evraklarının tetkik edilerek, ödemeye konu 02/03/2017 tarihli %22 oranındaki maluliyet raporu ile 31/05/2017 tarihli %32,2 oranındaki maluliyet raporu da tetkik edilerek davacıda artan maluliyetin bulunup bulunmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi’nden ya da Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesine eklenen 13. Fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 11/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.