YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2395
KARAR NO : 2012/8251
KARAR TARİHİ : 16.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı yanca bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine girişildiğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirketten mal aldığını, buna ilişkin irsaliye tanzim edildiğini, müvekkilince alınan malların üzerine kar payı konularak müşteri konumundaki 3. kişilere satıldığını, daha sonra da tahsilat makbuzlarının davalı şirkete sunulduğunu, ticari münasebet dolayısıyla sözleşme imzalanırken takibe konu bononun teminat mukabilinde açığa imza atılmak suretiyle diğer yerleri boş bırakılarak davalıya teslim edildiğini, müvekkilinin davalı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını davalı yanca kötü niyetli olarak bononun boş kısımları doldurularak icra takibine konu edildiğini ileri sürerek bonoya dayalı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin süt ve süt ürünleri imal ederek satışa sunan bir firma olduğunu, davacının müvekkilinden mal satın aldığını, buna karşılık dava konusu 30.000 TL bedelli ve 01.05.2010 vadeli bir adet bonoyu tanzim ederek müvekkiline teslim ettiğini, dava konusu bononun teminat bonosu olmadığını, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddine %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava ve takibe konu bononun ihdas nedeni nakden ibareli olup taraflar arasında ticari ilişki olduğu, bu ilişkinin mal satımını içerdiği, alacağın varlığını ve dayandığı temel ilişkinin bonodakinden farklı olduğunu iddia eden davalı alacaklının mal verilme olgusunu ispat etmekle yükümlü olduğu, davalı şirketin dava konusu döneme ilişkin ticari defterlerini ibraz etmediği, davalı yanca dava konusu bononun verilmesine ilişkin hukuki sebebin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne bonoya dayalı icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı yanca sunulan delil listesinde yemin deliline de dayanılmış bulunulduğu gözetilerek, davalı tarafa yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön düşünülmeden karar tesis edilmesi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.