YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11631
KARAR NO : 2011/378
KARAR TARİHİ : 20.01.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Dava, davacının davalıdan satın alacağı toplam 25.345,00 TL bedelli mala ilişkin teminat olarak verdiği aynı tutarlı senedin 14.350,96 TL yönünden bedelsiz kaldığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı, şirket yetkilisi,taraflar arasındaki ticari ilişkide senet bedeli kadar malın teslim edildiğini, ancak davacının istemi doğrultusunda 10.992,04 TL toplam tutarlı faturaların keşide edildiğini bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılamaya, toplanan delillere, “malen” kaydı ile düzenlenen bonoda yazılı bedel tutarında malı davalının teslim ettiği savunmasını senedin tanzim ve vade tarihleri de dikkate alınarak yazılı delille ispat edememesi, davacının teslim edilen mal tutarı dışındaki bedelden sorumlu tutulamayacağı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı yan, 20.12.2003 tanzim, 31.03.2004 vade tarihli, 25.345,00 TL tutarlı, keşidecisi davacı, lehtarı davalı olan, malen kaydını taşıyan bonodan dolayı 14.350,96 TL borçlu olmadığının tespiti istemiyle işbu davayı açmıştır.
Kural olarak senedin malen kaydını taşıması nedeniyle malın teslim edilip, bunun karşılığında senedin alındığının kabulü gerekir. Bunun aksini iddia eden davacının iddiasını yani senet tutarında mal almadığını, HUMK’nun 290.maddesi gereğince usulüne uygun yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Başka bir anlatımla ispat külfeti davacı yandadır.
Mahkemece, ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.