Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/5772 E. 2011/1523 K. 09.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5772
KARAR NO : 2011/1523
KARAR TARİHİ : 09.02.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
Tarih : 02.02.2010
Nosu : 130-5

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili davalının icra takibine konu ettiği 20.10.2008 vade tarihli 14.000.-YTL.bedelli senetteki borçlu imzasının müvekkilinin yetkili temsilcisi olmayan dava dışı … … tarafından atıldığını ileri sürerek senetten dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline hafriyat işi yaptırıp, davaya konu senedi verdiğini, senette borçlu kısmında bulunan davacı kaşesi üzerindeki imzanın davacı şirketi 25.06.2008 tarihli vekaletnameyle temsil eden dava dışı … …’e ait olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece … Ticaret Sicil Memurluğu’nun 14.08.2009 tarihli yazısına göre, takibe konu senedin düzenlendiği tarihte davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili kişinin dava dışı … olduğu, senette imzası bulunan dava dışı … …’ün davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı, bu nedenle davacının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibine konu senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacak 14.000.00.-TL.üzerinden hesaplanacak % 40 tazminatın davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Kararı temyiz eden davalı temyiz aşamasında, temyiz dilekçesine ekli olarak davacının davaya konu senedi imzalayan dava dışı … …’e verdiği bir vekaletname ibraz etmiştir. Mahkemece söz konusu vekaletnamenin incelenerek senedi imzalayan anılan kişinin ticari vekil veya ticari mümessil sayılıp sayılmayacağı üzerinde durulup uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.