YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7013
KARAR NO : 2011/2539
KARAR TARİHİ : 28.02.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
Tarih : 21.4.2009
No : 290-226
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili bankaya olan kredi borcunu ödememesi nedeniyle başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu bildirerek itirazın iptaline,takibin devamına, % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kefil olduğunu, borcun borçludan tahsil edilememesi durumunda müvekkilinin borcu ödemeye hazır olduğunu, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne,davalının asıl borçlu olmayıp, kefil durumunda olduğu, kredi sözleşmesinde asıl borç miktarının ne kadar kaldığını bilemeyeceği, borcun vaktinde ödenip ödenmediğini kontrol görevinin olmadığı, borcun oluşmasına sebebiyet vermediği, asıl borçlunun gayrimenkullerine başvurulması gereğine dayandığı, kefilliğini ve borcunu inkar etmediği, dolayısıyla kötüniyetinin tespit edilemediği gerekçeleriyle kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi icra inkar tazminatına yöneliktir.
Uyuşmazlık banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, alacak likit (bilinebilir, belirlenebilir) nitelikte olduğundan İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu yöndeki talebin reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 28.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.