Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/4940 E. 2010/3978 K. 06.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4940
KARAR NO : 2010/3978
KARAR TARİHİ : 06.04.2010

Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, davalılardan …’in müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yaptığını, alacağın dayanağı bonoların sonradan tanzim edildiğini, bonoların varlığı konusunda yeni yönetime bilgi verilmediği gibi eski yönetim kurulu üyelerinin de imzasının bulunmadığını, senetlerin hangi borç için düzenlendiğinin kanıtlanmasının gerektiğini belirterek, borçlu olmadığının tespitine, %40 kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, takibe konu bonoların çift yetkili kişilerce imzalandığını, genel kurula taşındığını, devir teslim tutanağında belirtildiğini, karar defterinde karar altına alındığını, muhasebe kayıtlarına ve bilançoya girdiğini, bononun mücerret borç ikrarı olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacı kooperatifin davalılarla alacak borç ilişkisinin mevcut olmasına ve bu borç ilişkisinin kooperatif kayıtlarında yer almasına rağmen icra takibine konu bonoların sonradan düzenlendiği, bonoların kooperatifin muhasebe kayıtları ve kararlarında yer almadığı, sonradan düzenlenen bonoların alacağın tahsilini kolaylaştırmak için düzenlenmiş olmasının MK’nun 2.maddesinde öngörülen dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, %40 oranında kötüniyet tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalılardan …’in davacı kooperatifin yönetim kurulu eski başkanı, diğer davalılardan …’in ise …’in oğlu, …’in ise eşi olduğunu, takibe dayanak bonoların sonradan tanzim edilmekle beraber …’in yönetim kurulunda olduğu zaman dilimi kriter alınarak doldurulduğunu, eski yönetim kurulu üyelerinin imzasını taşımadığını, genel kurula taşınmamış bir borç olduğunu, kooperatifler kanununa göre suç oluşturan eylem hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürmüştür.
Davalı …’in de sanık bulunduğu Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/141 esas sayılı davasında sanıkların (eski yönetim kurulu üyeleri) Kooperatif Kanunu’na muhalefet, görevi kötüye kullanmak suçundan dolayı yapılan yargılamada beraatlerine karar verildiği anlaşılmaktadır.
BK’nun 53.maddesinde hükmüne göre Ceza Mahkemesinin maddi vakıayı saptayan kararların hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek anılan Ağır Ceza Mahkemesi dava dosyasının kesinleşip kesinleşmediği araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.