YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10343
KARAR NO : 2011/2472
KARAR TARİHİ : 25.02.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 27.05.2010
No : 660-268
Taraflar arasındaki İtirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine Ergani İcra Müdürlüğü’ nün 2009/333 E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, borçlu davalının yapılan bu takibe itiraz ettiğini, davalının itirazında senet altındaki imzaya itiraz etmemesine rağmen borca ve faize itirazda bulunduğunu, müvekkilinin davalıya 100 adet kurbanlık koyun sattığını, bu nedenle 17.000 TL alacaklı olduğunu bildirerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, senet altındaki imzanın kendisine ait olduğunu bu senedin boş olarak 10 yıl önce davacıdan borç olarak aldığı 1000 USD nin karşılığı olarak verildiğini, davacının boş senedi haksız olarak doldurduğunu, Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunmuş ise de takipsizlik kararı verildiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, Ergani İcra Müdürlüğünün 2009/333 sayılı dosyasındaki takibe vaki itirazın 17.000 TL asıl alacak 1.887. TL işlemiş faiz alacağı yönünden iptali ile takibin bu miktarlar yönünden devamına asıl alacağın % 40 oranında icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle Kanunla belirlenmiş sürelerin mahkemelerce uzatılmasının veya kısaltılmasının mümkün olmamasına göre kararda temyiz süresinin 15 gün olmasına rağmen 10 gün şeklinde yazılmasının sonuca etkili bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, takibinde asıl alacakla birlikte işlemiş faiz de talep etmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 101. maddesi “muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtariyle mütemerrit olur”.
Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen bir ihbarda bulunmak suretiyle tespit etmiş ise, mücerret bugünün hitamı ile borçlu mütemerrit olur- ” hükmünü içermektedir somut olayda davalı borçlunun mütemerrit duruma düşüp düşmediği bir başka deyişle davacı alacaklının işlemiş faiz talep edip etmeyeceği hususları üzerinde yeterince durulmaksızın bu konuda yeterli inceleme ve araştırmayı içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınarak işlemiş faiz talebi yönünden de yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru olmadığı gibi Borçlar Kanunu’ nun 104/ son maddesine aykırı düşecek biçimde faize faiz yürütülmesine olanak sağlayacak biçimde karar verilmesi ve davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesine rağmen yargılama giderlerinin tayininde kabul ve ret oranının gözetilmemesi de kabul şekli itibarıyla yanlıştır.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte göstirilen nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 25.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.