Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10048 E. 2010/4077 K. 07.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10048
KARAR NO : 2010/4077
KARAR TARİHİ : 07.04.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı satış sözleşmesinin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalı vekilince duruşmalı davalı-karşı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı şirket temsilcisi … ve vek.Av…. ile davalı vek.Av….’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asıl ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Taraflar arasında asıl davanın davacısının üreteceği kask yapımında kullanılmak üzere teklamıd adı verilen hammadde alım satımı yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Asıl dava, satılan hammaddelerin ayıplı olduğu iddiası ile satım sözleşmesinin feshi, birleşen dava ise satılan hammadde bedelinin tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asıl davanın davalısı birleşen davanın davacısı Teknopolimer Müh.Plastik San.Tic.AŞ.vekili alıcının istediği gibi örnek plakanın aynısının verildiğini malzemenin ayıplı olmadığını, süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını, alıcının ödeme yapmakta zorlandığını, vade konusunda yardım istediğini, daha sonrada sözleşmenin feshi istemli davayı açtığını belirterek asıl davanın reddini birleşen davanın kabulünü istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporlarına göre satıcının sattığı hammaddede hata olmadığı, nihai üründeki hatanın imalat aşamasındaki süreçle ilgili şartlardan kaynaklandığı, kaldı ki davacının ayıp muayene ve ihbar sürelerine uymadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 64.087.92 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren %29’u aşmamak üzere değişen oranlarda yasal faiz yürütülmesine, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı Güvenli Yaşam İş Güvenliği San.Tic.Ltd.Şti.vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2-Birleşen dava yönünden davacı Tekno Polimer Müh.Plastik San.Tic.AŞ.vekilinin faize ilişkin temyizine gelince;
Taraflar tacir olup ödemelerde gecikme olması halinde uygulanması gereken faiz avans faizi olup davacı icra takibinde oranı da belirterek faiz talep etmiştir. Mahkemece bu yön gözden kaçırılarak asıl alacağa yasal faiz uygulanması şeklinde hüküm kurulması doğru olmayıp hükmün bozulması gerekmekte ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7.maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı Güvenli Yaşam İş Ltd.Şti.vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hüküm kısmının 9.satırında yer alan “yasal “ kelimesinin karardan çıkartılarak yerine “avans” kelimesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı-birleşen davanın davacısı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacı-birleşen davanın davalısından alınarak davalı-birleşen davanın davacısına ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.