YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11626
KARAR NO : 2010/1581
KARAR TARİHİ : 17.02.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı … Mesudiyeli ve davaya katılan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı dilekçesinde davalılar hakkında Şişli 4. İcra Dairesinin 2004/9239 sayılı dosyasından ilamsız takip yaptığını, itirazın iptali davasının Şişli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 21.12.2004 gün ve 2004/339-770 E.K. sayılı kararı ile kabul edildiğini ancak davalıların borcu ödememekte ısrarcı olduklarını, davalı şahısların da şirket yönetim kurulu üyesi olmaları nedeniyle Türk Ticaret Kanunu’nun 336/5 inci maddesi uyarınca sorumlu olduklarını ileri sürerek davalıların İcra ve İflas Kanunu’nun 177/2 ve 4 üncü bentleri uyarınca iflaslarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili şirket borçlarının aktiflerle karşılanabildiğini, bu hususun davacının da kabulünde olduğunu; yönetim kurulu üyelerinin tacir olmadığını ve iflaslarının istenemeyeceğini, onlar bakımından ancak Türk Ticaret Kanunu’nun 336/5 inci maddesi uyarınca ayrı bir sorumluluk davası açılabileceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı şirket hakkında iflasın ertelenmesi talebi ile ayrı bir dava açılması nedeniyle aleyhindeki davanın tefrikine karar verildikten sonra; davalılar … ve … hakkındaki iflas isteminin sadece yönetim kurulu üyeliğine dayandırıldığından reddine, diğer davalı … ’nin ise birçok şirketin yönetim kurulunda görevli olduğu ve ticari işletmeleri kısmen dahi kendi adına işletmesi nedeniyle tacir sayıldığı (TTK.m.14/I) gerekçesiyle iflasına karar verilmiş; hüküm davacı ile davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı dilekçesinde, davalılardan …’nin İcra ve İflas Kanunu’nun 177/2 ve 4 üncü maddeleri uyarınca iflasını istemiştir. Davacının alacağı bir ilama dayanmadığından ve iflası istenen kişiye icra emri tebliğ edilmediği için, olayda İcra ve İflas Kanunu’nun 177/4 üncü maddesinin uygulanma yeri bulunmamaktadır.
Davacı iflas talebinde bulunurken davalının Türk Ticaret Kanunu’nun 336 ncı maddesi uyarınca borçtan sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Anılan hükme dayanmak iflas talep etmek için yeterli olmayıp, iflas isteyen kişinin alacaklı sıfatını da taşıması gerekir.
Bu durumda mahkemece davacının adı geçen davalıdan alacaklı olup olmadığı üzerinde durulmalı, alacaklı olduğunun anlaşılması halinde de ödemelerin tatil edilip edilmediği hususu incelenerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm, davalı … Mesudiyeli vekilinin aşağıdaki diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.