YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11699
KARAR NO : 2011/12970
KARAR TARİHİ : 20.10.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu 6 adet çekin ibrazında karşılığının çıkmaması üzerine 3167 sayılı Yasa’nın 10.maddesi uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktarı talebe rağmen ödemediğini, girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili bankanın … Şubesine ibraz edilen dava konusu çeklerin birer gün ara ile ve aynı güne birden fazla olmak üzere keşide edildiklerini, çeklerin tutarlarının ise 950, 400,750,350,800 ve 1.050 Euro olup, bankanın 3167 sayılı Kanuna göre ödemekle yükümlü olduğu tutara yakın miktarları kapsadığını, davacının şube personeli ile yaptığı konuşmada çeklerin karşılıksız olduğunu bildiğini, sadece bankanın sorumluluk tutarını almak istediğini, keşideciyi tanımadığını, sadece bankanın sorumluluk tutarını almak için aracı olduğunu beyan ettiği, bu nedenle hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, davacının sadece sorumluluk tutarını tahsil amacı ile hareket ettiği açık olduğundan yetkili hamil olmadığından talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının ihtarname göndererek bankanın sorumlu olduğu miktarı talep ettiği, bankanın talebi red etmesi üzerine 6 adet çek için 479.00 TL’den toplamda 2.850,00 TL’nin tahsili için ilamsız icra takibine giriştiği, borçlu bankanın takibe itiraz ettiği, bankaların 3167 sayılı Yasa’nın 10.maddesi uyarınca karşılıksız çıkan çeklerden doğan ödeme yükümlülüğünün kanundan doğan bir yükümlülük olup, taraflar arasında ticari bir ilişki olup olmadığı hususu araştırılmaksızın bankanın kendisine ibraz edilen çek bedelini ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun 10.maddesi uyarınca muhatap bankanın sorumluluğuna ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun’un 4814 sayılı Yasa ile değişik 10.maddesi hükmü gereği davalı bankanın ödeme yükümlülüğünün doğması için çek aslının onaylı fotokopisi verilmek üzere çek aslının davalı bankaya ibrazı gerekmektedir (Y.H.G.K.’nun 2.6.2010 gün ve 2010/19-251 Esas, 2010/301 Karar). Hal böyle olunca mahkemece açıklanan hususlar üzerinde durulup, davalı bankanın sorumluluğu tartışılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi