Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/10535 E. 2011/5529 K. 25.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10535
KARAR NO : 2011/5529
KARAR TARİHİ : 25.04.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya içecek ürünleri sattığını, satışla ilgili fatura bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu, davalının takipten sonra müvekkiline toplam tutarı 94.239.76.-TL.olan dört adet çek verdiğini, davalının çek vermek suretiyle borcu kabul ettiğini, bu nedenle icra masrafları ve vekalet ücretini ödemesi gerektiğini, müvekkiline verilen çeklerin henüz keşide gününün gelmediğini, bu nedenle tahsil edilip edilemeyeceğinin belli olmadığını belirterek davalı tarafından verilen çeklerle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafa olan bakiye borcun, davacı yetkilisinin ihtirazi kayıt koymaksızın ve karşılıklı mutabakat sonunda çeklerle ödendiğini, çeklerin günü geldiğinde ödenmekte olduğunu, mutabık kalınan bir konuda davacının daha sonra itirazın iptali davası açmasının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, takip ve davanın dayanağı olan faturaya dayalı alacağın, davalıya ihtarname tebliğ edilerek temerrüde düşürülmeden ve ödeme emri tebliğ edilmeden 01.8.2009 tarihinde çek verilmek suretiyle ödendiği, tahsilat makbuzunda davacı tarafın herhangi bir ihtirazı kaydının bulunmadığı, çek bedellerinin keşide tarihinde davacı tarafa ödendiği, davalının takipten önce temerrüde düşürülmediği için davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, tarafların takibe konu borcun çeklerle ödenmesi hususunda mutabık kalmasından sonra davacı tarafından iş bu itirazın iptali davası açılmasının yerinde görülmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İcra takibine konu edilen asıl alacağın takipten sonra çeklerle ödendiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Esasen bu husus yerel mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda takip talebinde yer alan takip tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süreye ilişkin faiz, icra giderleri ve icra vekalet ücreti gibi hususlar bakımından davacının talebi gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, takipten sonraki çeklerle yapılan ödeme sırasında ihtirazi kayıt konulma zorunluluğu bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Öte yandan davadan önce ödenen asıl alacak yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından ve hukuki yarar dava şartlarından olduğundan davanın bu gerekçeyle reddi ile hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2.maddesi gereğince maktu vekalet ücretini geçmemek üzere nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.