Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/2774 E. 2010/517 K. 25.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2774
KARAR NO : 2010/517
KARAR TARİHİ : 25.01.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin uzun süredir ticari ilişki içerisinde olduğunu, müvekkilince önceden senetler verildiğini,mal tesliminden sonra ödeme yapıldıkça verilen senetlerin iade alındığını, ancak 2004 yılı haziran ayından itibaren davalı şirketin teslim etmesi gereken malları göndermediği gibi müvekkilince teminat amaçlı verilen senetlerin de iade edilmediğini, nihayet 31.12.2004 vadeli 20.000.000.000 TL ve 31.01.2005 vadeli 10.000.000.000 TL’lik toplam 30.000.000.000 TL’lik senetlerin bu şekilde iade edilmediğini ve diğer davalı tarafından takibe konulduğunu ve müvekkilince ödenmek zorunda kalındığını, dava konusu 30.05.2005 vadeli 10.000.000.000 TL’lik bononun ise henüz takibe konu edilmediğini,bu senedin diğer davalı elinde bulunduğunu, 27.05.2004 tarihi itibariyle müvekkilinin davalı şirketten alacaklı olduğunu belirterek 30.05.2005 tarihli bonodan dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 24.04.2007 havale tarihli dilekçesiyle icra dosyasına ödenen 3130 YTL’nin istirdatını istemiştir.
Davalılar vekili, dava konusu senedin ödeme amacıyla verildiğini, müvekkillerinden …’ında iyiniyetli ve meşru hamil olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya alışverişlerinden dolayı 11.200 YTL borcunun bulunduğu, bu borca karşılık davacının keşide ettiği üç çek nedeni ile davalı şirket lehine keşide edilen bu çeklerle 23.200 YTL ödeme yapıldığı, buna göre 10.000 YTL’lik senedin bedelsiz kaldığı, her ne kadar davalı … ciranta olarak ticari ilişkinin dışında görünse de bu davalının, diğer davalı şirketin yetkilisi ve ortağı olarak tarafların ticari ilişkisini ve alacak-borç bakiyesini bilecek durumda olduğu, üçüncü kişi olarak değerlendirilemeyeceği, dava konusu senet icraya konulmadığı için davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulüne 27.11.2004 tanzim tarihli 31.05.2005 vadeli 10.000 YTL bedelli bono nedeniyle davacının davalılara borçlu bulunmadığının tespitine ve davacının %40 kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş,hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, menfi tespit davası olup, yargılama sırasında yapılan ödeme nedeniyle İİK’nun 72.maddesi uyarınca dava istirdat davasına dönüştüğü halde mahkemece istirdat hakkında bir hüküm kurulmamış olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.