Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/11438 E. 2012/17279 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11438
KARAR NO : 2012/17279
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı ve davalılar vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. … Yapıcı ile davalılardan … vek. Av. … gelmiş, diğer davalı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi … hakkında 10.08.2006 keşide tarihli 105.000 TL miktarlı bonoya kefil sıfatıyla imza attığı gerekçesiyle, davalı … tarafından takibe geçildiğini, ancak murisin 06.04.2009 tarihinde vefat etmesi üzerine, yasal mirasçılarının takip borçlusu hale geldiklerini, murisin okuma yazması olmayıp, senet tanzim tarihinde 83 yaşında olduğundan senedin içeriği ve hukuki mahiyetini anlayacak kudrette olmadığını, hile ile imzalattığını ileri sürerek bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili muris …’un imzası ve basılan mühürün sahte olmadığını, murisin müvekkiline verdiği genel vekaletname bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiş ancak 22.07.2010 tarihli dilekçesi ile de, bonodaki imzayı annesi olan murisi kandırarak hile ile ve hastalığını kullanarak arttırdığını, davacıların davalarında haklı olduğunu kabul etmiştir.
Diğer davalı … vekili, müvekkili ile davalı … ve müteveffa …’un yıllardır süregelen alışverişleri olduğunu, muris …’un imza mühürünün senette bulunduğunu, hile iddialarının yanlış olduğunu bildirerek davanın reddi ile %40 tazminat talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamı ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre, davalı … yönünden davanın reddine; ihtiyati tedbir kararı infaz edilmediğinden davalının icra inkar tazminat talebinin reddine, davalı … yönünden bu davalının davayı kabulü nedeniyle kabulüne, takibe konu 10.8.2006 tanzim, 10.12.2006 vadeli 105.000 TL bedelli senetle ilgili olarak davacıların murisi …’nın davalı …’ya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, bir kısım mirasçıların murisleri …’nın takip konusu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Dosya içerisine celbedilen Karataş Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 13.04.2009 Karar tarihli 2009/105-88 Esas – Karar sayılı veraset ilamına göre muris …’nın mirasçıları, çocukları olan … (…), … … (…), … (…), …, …, … (…), … ve … olmak üzere 8 kişidir. Bu mirasçılardan … davalı, … (…) ve … dışındaki mirasçıların ise davacı olarak … bu davayı açtıkları görülmektedir.
Mirasçılar, murislerinin borçlarından dolayı müteselsilen sorumludurlar. O halde, … bu davanın davalı mirasçı dışındaki mirasçılar tarafından birlikte açılması gerekir. Davacılar dışındaki mirasçılar davaya icazet vermeli, aksi halde terekeye temsilci tayin edilmek suretiyle … bu davanın görülmesi gerekir.
Ancak somut olayda davacı olarak davayı açmamış olan … (…) ve … 20.07.2009 havale tarihli dilekçeleri ile davacılar yanında davacı sıfatı alarak davaya müdahil olarak katılmak istediklerini bildirmişlerdir.
Bu durumda, mahkemece anılan mirasçıların davaya, davacılar yanında müdahilliklerine karar verilmesi gerekirken, müdahillikleri hususunda bu yönde bir karar oluşturulmaksızın yargılamaya devam olunması ve anılan bu şahısların karar başlığında mirasçı olarak gösterilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan hüküm oluşturulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre; davacılar vekili ve davalı … vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar ve davalı … yararlarına takdir edilen 900 TL duruşma vekalet ücretinin bir diğerinden alınarak yek diğerine verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.