YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4471
KARAR NO : 2010/2885
KARAR TARİHİ : 16.03.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, miktar itibariyle bu istemin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirketi temsilen … ile davalı arasında imzalanan 02.09.2003 tarihli sözleşmenin B.K.’nun 20. maddesine aykırı olduğunu, bu sözleşmeye göre müvekkiline ait sahada üretilen kireç taşının komisyon karşılığında … Fabrikasına pazarlanması işini davalı tarafın taahhüt ettiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiği halde davalının taahhüt ettiği edimleri yerine getirmediğini, sözleşme kapsamında davalıya ödenen toplam 72.200.000.000 TL’nin istirdatı için … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/636 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, yine taraflar arasında imzalanan 26.05.2004 tarihli protokol gereğince davalıya verilen 10.000.00 YTL’lik teminat senedinin davalı tarafından haksız olarak icra takibine konu edildiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, sözleşme gereği verilen senedin iptaline, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre, her ne kadar davacı 10.000 YTL’lik teminat senedinin 26.05.2004 tarihli protokol gereğince “Kalsit Ruhsatı” alınması için davalıya verildiğini ve bu ruhsatın alınamadığını iddia ederek menfi tespit talebinde bulunmuş ise de, protokolün “Kalker (Kireçtaşı) Ruhsatı” konusunda hizmet vermek ve işlerin koordinasyonunun sağlanması amacıyla düzenlendiği, davalı yanın ruhsatın alınması konusunda gerekli yardımı yaptığı ve 18.08.2004 tarihinden başlamak üzere davaya konu yerde 10 yıl süre ile davacı şirkete mermer (kalker) ruhsatının verildiği, ayrıca ihale sonucunda …’in davacıdan 50.000 ton kireçtaşı almayı taahhüt ettiği, tüm bunlardan anlaşılacağı üzere 26.05.2004 tarihli protokolde kalsit ruhsatı yazmakta ise de, konu bir bütün olarak değerlendirildiğinde bunun kalker ruhsatı olduğunun anlaşıldığı, bilirkişinin de tespitine göre kalker kaya olup kalsitin kaya içindeki mineral olduğu, kalsit ruhsatının ancak kalsit çıkarılan bir ocağın bulunmasından sonra gündeme geleceği, ruhsat verilen alanda kalsit ocaklarının bulunmadığı, … ihalesinin kalker için yapıldığı dikkate alındığında senedin kalker ruhsatı alınması için verildiği sonucuna ulaşıldığı, davalı kalker ruhsatı alımı için gerekli yardımı yaptığına göre protokol gereğince davaya konu teminat senedindeki bedele hak kazandığı gerekçeleri ile davanın reddine, icra takibinin haksız olarak durması nedeniyle İİK.’nun 72. maddesi gereğince % 40 oranında tazminatın (4000 YTL) davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış, ilk bilirkişi raporu hukukçu bilirkişiden, ikinci bilirkişi raporu ise iki maden mühendisi ve bir mali müşavirden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınmıştır. İlk raporda teknik değerlendirme yapılmamış, hükme esas alınan ve teknik değerlendirmeyi de içeren heyet raporuna davacı vekili tarafından gerekçeleri de gösterilmek suretiyle itiraz edilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacı vekilinin rapora yönelik itirazları üzerinde durulup değerlendirilerek gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.