Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/15285 E. 2012/9238 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15285
KARAR NO : 2012/9238
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen-karşılıklı itirazın iptali-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı karşı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı karşı davalı vek. Av. … ile davalı karşı davacı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Taraflar arasında 29.12.2008 tarihli sözleşmenin imzalandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Asıl dava davacının davalıya gönderdiği ve davalı defterlerinde kayıtlı olan 246.596.64 TL.’lik faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali ve tazminat istemine, birleşen dava ise birleşen davanın davalısı Servisin Pazarlama A.Ş.’nin sözleşmeye aykırı davranışı nedeni ile 50.000 dolar cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, asıl dava dilekçesinde müvekkilinin sözleşme gereği edimini yerine getirdiğini alacağın dayanağı olan faturayı düzenleyip davalıya gönderdiğini, faturaya itiraz edilmediğini ve davalı defterlerine kaydedildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, haksız itirazın iptalini ve %40’dan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, faturaya konu mal ve hizmetin teslim edilmediğini, faturanın sözleşme gereği davacı tarafından verilecek mal ve hizmet bedeli olarak bir ön avans ödemesi niteliğinde kabul edilip muhasebe kayıtlarına alındığını, yoksa mal ve hizmet teslim edilmediğini belirterek, itirazın iptali davasının reddini, birleşen davada ise sözleşmeye aykırılık nedeni ile 50.000 dolar cezai şartın tazminini istemiştir. Daha sonra 15.03.2011 tarihli dilekçe ile talep ettiği tazminatın cezai şart değil manevi tazminat olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda; faturanın davalı defterlerine kaydedilmesinin sonuç doğuran bir işlem olmadığından asıl davanın, ne şekilde manevi zarara uğranıldığı kanıtlanamadığından birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl davanın davacısı … Pazarlama Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından, davalıya gönderilen faturaya itiraz edilmediği gibi, davalı ticari defterlerine kaydedildiği ve davalı defterlerinde davacı hesabına alacak kaydedildiği bilirkişi raporu ile belirlenmiştir.
Bu durumda; davalının, mal ve hizmet verilmediğini ispatlayamaması halinde borçlu olduğunun kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile ispat külfeti davacıya yüklenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan asıl davanın davacısı karşı davalı yararına takdir edilen 900.- TL. duruşma vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak, davacı karşı davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.