Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/14544 E. 2011/8027 K. 15.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14544
KARAR NO : 2011/8027
KARAR TARİHİ : 15.06.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi-kal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av….. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının intifa hakkı müvekkiline ait yerde EPDK standartlarına aykırı olarak akaryakıt satışı yaptığının tespiti üzerine bayilik sözleşmesinin feshedildiğini belirterek petrol satışı yapılan yerin intifa hakkının müvekkiline ait olması nedeniyle davalının müdahalesinin men’ini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin rekabet koşulları çerçevesinde düşük fiyatla motorin satmasının sözleşmeye ve mevzuata aykırı olmadığını, davacının prodizel ürününde marker değerinin düşük olduğunu belirtmesine rağmen Europadizel ürününde düşük markere rastlandığını, sözleşmenin hangi hükmünün ihlal edildiğinin açıkça belirtilmediğini, feshin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının petrol istasyonunda davacıya ait olmayan akaryakıt ürünü satması nedeniyle feshin haklı olduğu, intifa hakkı sahibi davacının müdahalenin men’ini talep edebileceği belirtilerek davanın kabulüne, tesisat ve pompaların kal’ine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı şirketin, dağıtıcı davacı şirketin ulusal marker standartlarına uygun ürettiği ürünler yerine bu niteliği taşımayan ürünler satması nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ne var ki hükme dayanak gösterilen bilirkişi raporunda bu yönde bir tespit yer almadığı gibi, kararın gerekçesinde de akdin feshini haklı gösteren vakıanın ne olduğu ve ne suretle ispat edildiğinin kabul edildiği yönünde de bir açıklık yoktur. Öte yandan taraflar arasında bayilik sözleşmesi mevcut olup, akdin hangi koşullarda ihlal edilmiş sayılacağı ve akdin ihlal edilmesinin sonuçlarının öncelikle sözleşme hükümleri gözetilerek tespit ve değerlendirilmesi gerekir. Kararın gerekçesinde bu hususların yer almaması nedeniyle hüküm Yargıtay’ın ve tarafların denetimine elverişli değildir. Mahkemece bu yönler gözetilip, gerekli inceleme ve araştırma yapılarak, gerekirse konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.