YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12314
KARAR NO : 2010/7393
KARAR TARİHİ : 14.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 09.07.2009
Nosu : 532-559
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine çeke dayalı takip başlattığını, takibe konu çekin müvekkilince dava dışı … Restaurant Ltd.Şti.ne verildiğini, bu şirketin davalıya ait bir kısım taşınmazları kiraladığını, söz konusu kira sözleşmesi uyarınca adı geçen şirketin müvekkiline ait çeki kira sözleşmesinin teminatı olarak davalıya verdiğini, kiracı tarafından kiralayanın tutum ve davranışları sonucu kiralananın çalıştırılamadığını, kiralayanın da sözleşmeyi feshettiğini, kiracının sözleşme nedeniyle hiç borcu kalmadığını, ancak davalının teminat çekini iade etmeyerek takibe koyduğunu belirterek, müvekkilinin çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kiracı şirketin kusurlu ve akde aykırı davranışları sonucunda müvekkilinin tüm çalışma izin ve ruhsatlarının iptal edildiğini, bunun üzerine müvekkilince sözleşmenin feshedildiğini, müvekkilinin teminat miktarından çok daha fazla tutarda zarara uğradığını, sözleşmenin 13. ve 20.maddelerinin verdiği yetkiye dayanarak müvekkilinin icra takibi başlattığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, dava konusu çekin teminat çeki olduğu, davacı ile dava dışı kiracı şirket arasındaki sözleşmenin B.K.nun 110.maddesi anlamında garanti sözleşmesi niteliğinde bulunduğu, davacı ile davalı arasında hukuki bir ilişki bulunmadığı, davacı verdiği güvenceden dolayı bir zarara uğramış ise bunu güvence verdiği kişiden talep edebileceği, güvence bedelinin iadesi isteminde aktif dava ehliyetinin dava dışı kiracı şirkete ait olduğu, davacının bu davada aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, kaldı ki somut olayda güvence bedelinin nakde dönüştürülmesi koşullarının oluştuğu gerekçeleriyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, takibe konu çekten dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu çekin keşide sebebinin davalı ile dava dışı … Ltd.Şti.arasındaki kira ilişkisinin teminatı olduğu konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı ile dava dışı … Ltd.Şti.arasındaki sözleşme ile 21.09.2006 tarihli tutanakta davacının imzasının olmaması, çekin keşide sebebini değiştiren bir durum değildir. Davacı, dava konusu çekte keşidecidir. Bu durumda mahkemece, davacının dava açmakta aktif husumet ehliyetinin bulunduğu gözetilerek işin esasına girilmesi ve varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.